Blog & Haberler

Zina Yapan Eşin Katılma Alacağı Kaldırılabilir

ZİNA YAPAN EŞİN KATILMA ALACAĞI KALDIRILABİLİR (TMK md 236/2)

Zina kanunumuzda mutlak boşanma sebebi sayılmıştır. Mutlak boşanma sebebi ise artık eşinin zina yaptığını ispatlayan eşin bir de bu zina sebebiyle ortak hayatın çekilmez hale gelmesini ispatlamasına gerek olmamasıdır. Zina yapmanın kanunumuzda çok farklı yaptırımları vardır. Bunları örneklendirirsek; zina yapan eşin tazminat ve nafaka talep edemeyeceği, zina yapan eşin mirasçılıktan çıkarılabileceği bir diğeri ise bu yazımızda inceleyecek olduğumuz zina yapan eşin edinilmiş mallardaki alacağının hakim takdirine göre azaltılabileceği hatta kaldırılabileceğidir. Madde hükmüne baktıktan sonra açıklamalara geçelim;

TMK 236/2 “ Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.”

  • ARTIK DEĞER KAVRAMI NEYİ İFADE EDER VE HANGİ MAL REJİMİNDE SÖZ KONUSUDUR?

Kanun hükmünü açıklamaya geçmeden önce son olarak söylememiz gerekir ki kanun hükmündeki artık değer kavramı yalnızca yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde söz konusu olabilir. Artık değer ise yine Türk Medeni Kanunumuzun 231. Maddesinde açıklanmış ve kısaca her eşin edinilmiş mallarına ilişkin toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır denilebilir. Kanunumuz ise eşler arasında aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, artık değerde eşlerin yarı yarıya hisse sahibi olduklarını kabul etmiştir.

  • HÜKMÜN UYGULANMA KOŞULLARI NELERDİR? 
  1. Eşlerin edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olması,
  2. Zina veya cana kast nedeniyle boşanma davası açılması,
  3. Zina veya cana kast fiilini işleyen eşin kusurlu olması.(Örn. Ayırt etme gücünü engelleyen akıl hastalığı kusuru ortadan kaldıran bir sebeptir.)
  4. Kusurlu eşin artık değere katılma alacağının bulunması,
  5. Zina veya cana kast nedeniyle açılan boşanma davasının kabul edilerek kesinleşmesi,

Yar. 8. HD, E.2019/552, K.2019/3464, 01.04.2019, (Kazancı İçtihat ve Bilgi Bankası) (“… TMK’nin 236/2 maddesinin uygulama alanı bulabilmesi için, boşanma davasına bakan mahkeme tarafından, tarafların TMK’nin 161. maddesi gereğince zina nedeniyle veya TMK’nin 162 maddesi gereği hayata kast nedeniyle boşanmalarına karar verilmiş olması gerektiği, dikkate alındığında, somut olayda, tarafların evlilik birliğinin zina veya hayata kast boşanma sebebine göre sona ermemesi karşısında, TMK’nin 236/2 maddesinin uygulanamayacağı gözetilerek, …”);

  1. Alacaklı eşin katılma alacağına ilişkin mal rejimi davası açması

** Önemli not: Artık değere katılma alacağının borçlusu olan eşin, anılan fiilleri işlemesi nedeniyle verilen boşanma kararında TMK m. 236/2 hükmü uygulanmaz. Bu nedenle öğretide; anılan hükmün çoğunlukla kadınların aleyhine sonuç doğuracağı belirtilmektedir.[1]

Sonuç olarak; zina veya hayata kast nedeniyle kusurlu olan eşin edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan artık değere katılma alacağı üzerindeki alacak hakkının azaltılması veya kaldırılmasına karar verilebilmesi için kanundan kaynaklanan şartların hepsinin gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartların gerçekleşmesi halinde ise hakim hakkaniyet kurallarına da riayet ederek kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilecektir.

[1] Kılıçoğlu, Katkı – Katılma, 135; Kılıçoğlu, Aile, 437.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir