Fazla Mesai Ücret Alacağı Avukatı sayfamıza hoşgeldiniz. Ülke genelinde açılan davalar incelendiğinde işçilik alacakları davalarının azımsanmayacak derecede olduğu görülmektedir. Bu davaların açılması, yürütülmesi ve sonuçlandırılması işçinin hak kaybına uğramaması ve emeğinin karşılığını alabilmesi için çok mühimdir. Fazla mesai ücret alacağı davaları da bu davalardan biridir. Alanında uzman avukatlarımız ile bu konuda alacağını talep eden işçilerimize hukuki destek sağlamaktayız.
FAZLA MESAİ NEDİR ?
İş Kanunu’nda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalara fazla mesai denir. İşte, ister fiilen isterse kanun (İK m.66) veya sözleşme gereği çalışma süresinden sayılan hallerde geçen süreler olsun bu sürelerin toplamının kural olarak haftalık 45 saati geçmesi durumunda fazla çalışmaya bağlanan sonuçlar uygulanacaktır. Haftalık 45 saatlik süre nispi emredici olup taraflar daha az bir süreyi haftalık normal çalışma süresi olarak kararlaştırabilirler. Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle 45 saatin altında belirlendiği durumlarda bu çalışma süresini aşan ve 45 saate kadar yapılan çalışmalar fazla çalışma olarak değil fazla sürelerle çalışma şeklinde ifade edilmiştir.
4857 sayılı Kanunda fazla çalışma, haftalık kırk beş saati aşan çalışma olarak tanımlanmış olmasına rağmen Yargıtay kırk beş saatlik haftalık çalışma süresin aşmayan ancak günlük on bir saati aşan çalışmaları da fazla çalışma kabul etmektedir.
ÇALIŞMA SÜRESİNDEN SAYILAN HALLER NELERDİR ?
Bu sorunun cevabı İş Kanunu m. 66’da yer almaktadır. İlgili kanun hükmüne göre;
- a) Madenlerde, taşocaklarında yahut her ne şekilde olursa olsun yeraltında veya su altında çalışılacak işlerde işçilerin kuyulara, dehlizlere veya asıl çalışma yerlerine inmeleri veya girmeleri ve bu yerlerden çıkmaları için gereken süreler.
- b) İşçilerin işveren tarafından işyerlerinden başka bir yerde çalıştırılmak üzere gönderilmeleri halinde yolda geçen süreler.
- c) İşçinin işinde ve her an iş görmeye hazır bir halde bulunmakla beraber çalıştırılmaksızın ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler.
- d) İşçinin işveren tarafından başka bir yere gönderilmesi veya işveren evinde veya bürosunda yahut işverenle ilgili herhangi bir yerde meşgul edilmesi suretiyle asıl işini yapmaksızın geçirdiği süreler.
- e) Çocuk emziren kadın işçilerin çocuklarına süt vermeleri için belirtilecek süreler.
- f) Demiryolları, karayolları ve köprülerin yapılması, korunması ya da onarım ve tadili gibi, işçilerin yerleşim yerlerinden uzak bir mesafede bulunan işyerlerine hep birlikte getirilip götürülmeleri gereken her türlü işlerde bunların toplu ve düzenli bir şekilde götürülüp getirilmeleri esnasında geçen süreler.
İşverenin işçisini yardım maksatlı olarak işyerine götürüp getirdiği süreler çalışma süresi kapsamında değildir.
FAZLA MESAİ ALACAĞI NASIL TALEP EDİLİR ?
Fazla mesai yaptığı halde ücretini alamayan işçi dava açarak bu alacağını talep edebilir. Dava açılabilmesi için arabuluculuk yoluna başvurulması zorunludur. Arabuluculuk aşamasında fazla mesai ücret alacağını talep eden işçinin talebi karşı tarafça kabul edilir ve ödenirse dava açılmasına gerek kalmadan işçi alacağına kavuşabilmektedir. Bu aşamada anlaşma sağlanamaması halinde dava açılacak ve işçi fazla mesai yaptığını çeşitli deliller ile ispat edecektir. Bu davada işveren fazla mesai alacağının ödendiğini sunacağı belgelerle ispatlayamazsa işçi davayı kazanacak ve mahkeme ilamıyla alacağını tahsil edebilecektir.
FAZLA MESAİ ÜCRET ALACAĞI DAVALARINDA TANIĞIN ROLÜ NEDİR ?
Fazla çalışmanın ispatında tanık beyanları önemli rol oynamaktadır. Bu davalarda dinletilecek tanığın, tanıklık yaptığı işçinin çalışma koşullarını iyi bilen, mümkünse aynı dönemde kendisi ile birlikte çalışmış kişilerden olması gerekir. Aksi halde İşçinin çalışma şekline vakıf olmayan kişilerin tanıklığına mahkemeler çok fazla itibar etmeyebilirler. Bunun dışında tanık aynı işyerinde değil de komşu iş yerinde çalışsa bile tanıklık yaptığı işçinin çalışma koşullarına, işe giriş çıkış saatlerine vakıfsa bu tanığın da beyanlarına itibar edilir.
Tanıklık edecek olan kişinin aynı işverenle husumetli olması alacağını ispat etmek için tanık deliline başvuran işçinin aleyhine olmuş olsa da Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen 2014/22 esas sayılı kararında husumetli tanığın beyanlarının salt aynı işverene dava açmış olması sebebiyle gerçeği yansıtmayacağı anlamına gelmeyeceğini destekleyici unsurların varlığı halinde husumetli tanıkların da beyanlarına itibar edilmesi gerektiğini belirtilmiştir. Örnek vermek gerekirse davalı şirkete karşı kendisinin de davası olan tanık ile şirkete karşı davası olmayan tanığın beyanları çelişkili değilse davası olan tanığın beyanlarına da itibar edilecektir.
FAZLA MESAİ ALACAĞI ÖDEMEYEN İŞVEREN İÇİN NE GİBİ YAPTIRIMLAR UYGULANIR ?
İşverenin, işçinin hak etmiş olduğu fazla mesai ücret alacağını ödememesi durumunda, İş Kanunu m. 102’ye göre “32. maddesinde belirtilen ücret ile işçinin bu Kanundan veya toplu iş sözleşmesinden veya iş sözleşmesinden doğan ücret ödemelerini süresi içinde kasten ödemeyen veya eksik ödeyen, 39 uncu maddesinde belirtilen komisyonun belirlediği asgari ücreti işçiye ödemeyen veya noksan ödeyen, ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını zorunlu tutulduğu halde özel olarak açılan banka hesabına ödemeyen işveren, işveren vekili ve üçüncü kişiye bu durumda olan her işçi ve her ay için 2.666 (2024 yılı için) Türk Lirası idari para cezası verilir”
Bunun dışında alacağının ödenmemesi sebebiyle işçiye iş sözleşmesini haklı sebeple feshetme imkanı doğmaktadır. İşçi aynı zamanda eda davası açarak ücretini talep etme, icra takibi başlatma, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüklerine Başvurma gibi yollara da başvurabilir.
FAZLA MESAİ ALACAĞI DAVALARINDA AVUKATIN ROLÜ NEDİR ?
Fazla mesai alacağı davaları oldukça önemli bir dava türüdür. Davalı iş yerinde Fazla mesai yapıldığı iddiasında bulunan işçinin bu iddiasını ispat etmesi gerekir. Bu da teknik bilgi ve birikim gerektirmektedir. Bu sebeple fazla mesai alacağı davalarında bu alanda profesyonel, bilgili ve uzman bir avukat ile çalışılması önem arz etmektedir.
FAZLA MESAİ ÜCRET ALACAĞI AVUKATI SEÇERKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
İşçilik alacaklarında dava süreci süreci her anlamda zorlu bir süreçtir. Bu süreçte işçilerin maddi ve manevi menfaatlerinin gözetilmesi gerekir. Bahsi geçen bu zorlu süreçte size yardımcı olabilmesi açısından avukat seçimi oldukça önemlidir. Zira işçilik alacakları alanında uzmanlaşmış olan avukat işçinin fazla mesai ücret alacağı talebinin kabul görmesi için toplanması gereken tüm delilleri toplar.
Bu süreçte tanıklık edecek kişilerin seçimi için müvekkiliyle istişare eder. Fazla mesai yapıldığını ispatlayabilmek adına müvekkilden her türlü bilgi ve belgeyi alıp mahkemeye sunar. Dava süresince müvekkiliyle iletişim halinde olup süreç hakkında bilgi verir. Davanın reddedilmesi halinde kanun yollarına başvurarak işçinin lehine olan kararın verilmesi için hukuki bilgi ve birikimiyle davasını takip eder.
FAZLA MESAİ ALACAĞI DAVALARI İÇİN AVUKAT ÜCRETLERİ NASIL BELİRLENİR?
Bu husus avukat ile müvekkili arasında yapılacak olan sözleşme ile belirlenir. Taraflar aralarındaki anlaşmaya göre mahkeme tarafından hükmedilecek alacağın belirli bir miktarının avukata ödeneceği konusunda karar verirler.
FAZLA MESAİ ALACAĞI AVUKATININ GÖREVLERİ NELERDİR ?
Fazla mesai alacağı avukatı öncelikle müvekkilinden dosya için gerekli olan bilgileri temin eder. İlk önce arabuluculuk yoluna başvurur. Arabuluculuk yolunda anlaşma sağlanamaması halinde müvekkilden aldığı Bu bilgiler ile birlikte mahkemeye sunacağı delilleri ve dava dilekçesini hazırlar. Ardından dava açar. Bu süreçte müvekkilin haklarını gözetir, müvekkilini mahkemede temsil eder, dosyaya kazandırılacak delil ve belgeleri takip eder, müvekkile süreç boyunca hukuki danışmanlık yapar, müvekkile dava süreci hakkında bilgilendirme yapar.
FAZLA MESAİ ÜCRETİ NASIL HESAPLANIR?
Fazla çalışma ücretinin hesabı için öncelikli olarak işçinin saatlik ücretinin belirlenmesi gerekir. Dava dilekçesinde alınan ücretin miktarına ilişkin beyanın bulunup bulunmadığı hesaplama için önem taşımaktadır. Ücretin nasıl ödendiğine ilişkin verilen bilgilere de dikkat edilmelidir. Ücrete ilişkin beyanların ikrar niteliğinde olduğu ve bu beyanları aşacak bir hesaplama yapılamayacağı da unutulmamalıdır. Bu nedenle ücretin miktarı belirtilmişse taleple bağlılık ilkesi dikkate alınarak beyanlar değerlendirilmelidir.
6098 sayılı Borçlar Kanunu’nda fazla mesai ücretinin %50 zamlı olarak hesaplama yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Fazla mesai ücretinin hesaplanmasında İş Kanunu madde 32 anlamında ödenen asıl ücret esas alınır. Diğer bir deyişle fazla çalışma ücreti işçinin çıplak ücreti dikkate alınarak hesaplanır. Yol, yemek yardımı, sağlık sigortası primi gibi ek ücretler fazla çalışma ücretinin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Hesaplama haftalık yapılması gerektiğinden günlük azami çalışma süresinin aşılmaması hallerinde haftalık çalışma süresi tespit edilmeli ve 45 saatin üzerindeki çalışmalar fazla çalışma olarak hesaplanmalıdır.
Fazla alışma ücretinin son ücrete göre hesaplanması doğru olmayıp ait olduğu dönem ücretiyle hesaplama yapılması gerekir. Bu durumda fazla çalışma ücretlerinin hesabı için işçinin son ücretinin bilinmesi yeterli olmaz Talep edilen dönemler açısından da ücret miktarlarının tespit edilmesi gerekir. İşçinin geçmiş dönemlere ait ücretinin tespit edilememesi halinde bilinen ücretin asgari ücrete oranı hesaplanarak fazla mesai ücreti buna göre tespit edilir.
Örneğin 2024 yılında asgari ücretin 1,25katı ile çalışan bir işçinin önceki yıllar için de yapılacak hesaplamada asgari ücretin 1,25 katı dikkate alınmalıdır. Hesaplama yapılırken fazla çalışma karşılığı serbest zaman kullanılan günler de dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır. Aynı şekilde hangi tarihten itibaren fazla çalışma talebinde bulunulduğunun da belirlenmesi gereklidir. Hesaplama arabuluculuk son tutanak tarihine kadar geçen çalışma için yapılmalıdır.
Fazla çalışma ücretinden gelir vergisi, damga vergisi, sigorta primi ve işsizlik sigortası primi de düşülmektedir.
FAZLA MESAİ ÜCRETİ HESAPLAMASINDA HANGİ FAKTÖRLER DİKKATE ALINIR?
Fazla mesai ücretinin hesabı, işçinin brüt ücreti üzerinden saatlik normal ücretinin hesaplanmasıyla yapılmaktadır. Daha sonra fazla çalışılan her saat için işçiye normal saatlik ücretin yüzde elli fazlası işçiye verilir. Yargı aşamasına taşınmış fazla mesai ücret alacağı tespitinde tanık beyanları, giriş çıkış turnike kayıtları, ücret bordroları, mesai çizelgeleri gibi belgeler ispat vasıtası olarak kabul edilecektir.
FAZLA MESAİ ÜCRETİ HESAPLARKEN ULUSAL TATİL VE BAYRAM GÜNLERİ
İş Kanunu ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılmasa dahi işçinin bir günlük ücrete hak kazanacağı düzenlenmiştir. Ancak bu günlerde çalışılması halinde çalışmadan hak kazanılacak bir günlük ücretin yanında işçi çalıştırıldığı günler için bir kat fazla ücret isteme hakkına sahiptir.
FAZLA MESAİ İÇİN İŞÇİNİN ONAYININ ALINMASI GEREKİR Mİ ?
İş Kanunu’nun 41. Maddesinin 7. Fıkrası “fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir” hükmünü içermektedir. İşçiden bir kez onay alınması gelecek yıllarda da işçinin fazla çalışma yapmaya baştan rıza gösterdiği anlamına gelmez. Fazla çalışma yönetmeliğinde normali aşan çalışmalar için işçinin onayının her yılbaşında alınacağı öngörülmüştür.
İşçi fazla çalışma yapmak için onay vermişse bu onaya rağmen fazla çalışma yapmaktan kaçınması hali işveren açısından İş Kanunu m. 25/2 anlamında haklı fesih sebebi sayılacaktır. Fakat bu durumun süreklilik arz etmesi gerekir. İşçinin fazla çalışmaya onay vermemesi işveren için haklı fesih sebebi sayılmaz. Fakat, TBK m. 398 de normali aşan çalışmanın zorunluluk olduğu ve işçinin fazla çalışma yapmaktan kaçınmasının dürüstlük kuralına aykırı sayılacağı hallerde onay vermemesinin hukuka aykırı olduğu düzenlenmiştir.
FAZLA MESAİ YAPMAYAN ÇALIŞANLAR İÇİN HERHANGİ BİR YAPTIRIM VAR MI ?
Yukarıda belirtildiği üzere TBK m. 398 de normali aşan çalışmanın zorunluluk olduğu ve işçinin fazla çalışma yapmaktan kaçınmasının dürüstlük kuralına aykırı sayılacağı hallerde onay vermemesinin hukuka aykırı olduğu düzenlenmiştir. Bunun dışında işçinin hiçbir nedeni bulunmaksızın fazla çalışmaya onay vermemesi de tek başına dürüstlük kuralına aykırı olmaz. Zira dinlenme ihtiyacı başlı başına bir neden olarak ortaya çıkar
FAZLA MESAİ ÜCRETİ ÖDENMEYEN ÇALIŞANLAR NE YAPABİLİR ?
Alacağının ödenmemesi sebebiyle işçiye iş sözleşmesini haklı sebeple feshetme imkanı doğmaktadır. İşçi aynı zamanda eda davası açarak ücretini talep etme, icra takibi başlatma, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüklerine Başvurma gibi yollara başvurabilir.
FAZLA MESAİ ÜCRET ALACAĞI DAVALARININ GENEL BAŞARI ORANI NEDİR?
Bu davalarda dosyaya kazandırılacak deliller oldukça önem arz etmektedir. Fazla mesai yapıldığına ilişkin ispat yükü işçinin üzerindedir. İşçi davasında tanık beyanlarını, giriş çıkış turnike kayıtlarını, ücret bordrolarını, mesai çizelgelerini vb. dosyaya kazandırdığı takdirde işçinin bu davayı kazanma olasılığı artmış olacaktır. Dolayısıyla fazla mesainin yapıldığına yönelik deliller davanın olumlu sonuçlanmasında oldukça etkili olacaktır.