Trafik Kazalarında Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortasına Nasıl Başvurulur? Sigorta Neleri Teminat Altına Alır?

Trafik Kazalarında Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortasına Nasıl Başvurulur? Sigorta Neleri Teminat Altına Alır?

Zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası; Bakanlar Kurulu’nun 2004/679 sayılı kararnamesi ile yürürlüğe girmiş olup; böylece karayolu yolcu taşımacılığı yapan taşımacıların bu sigortayı yaptırmadan taşıma işleri yapmaları yasaklanmıştır.

25 Mart 2004 tarihli Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları kapsamına baktığımız zaman bu sigortanın konusu

A.1. Sigortanın Konusu 

Bu sigorta, yurtiçi ve uluslararası yolcu taşımacılığı kapsamında seyahat eden yolcuları, sürücüleri ve yardımcılarını, taşımacılık hizmetinin başlangıcından bitimine kadar geçen seyahat süresi içinde, duraklamalar da dâhil olmak üzere, maruz kalacakları her türlü kazaların neticelerine karşı aşağıdaki şartlar çerçevesinde teminat altına alır. Poliçede kayıtlı taşımacının, 10/07/2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununa istinaden verilen taşımacı yetki belgesine sahip olması; yolcu taşımacılığının zorunlu haller hariç, bu kanun hükümleri çerçevesinde yapılması ve taşımanın yapıldığı aracın poliçede kayıtlı olması zorunludur. 

 

A.2. Kazanın Tanımı 

Bu genel şartlardaki kaza terimi, ani ve harici etkisi tespit edilen doğal afetler de dahil olmak üzere, sigortalının iradesi dışında meydana gelen ve sigortalının bedensel bir sakatlığa maruz kalmasına veya ölmesine sebebiyet veren ani ve harici olayı ifade eder. Birdenbire ve beklenmeyen bir şekilde ortaya çıkan gazların solunması, yanık ve ani bir hareket neticesinde adale ve sinirlerin incinmesi, burkulması ve kopması da kaza sayılır. Ancak; 

a) Her türlü hastalıklı hal, 

b) Sigortanın kapsamına giren bir kaza neticesinde meydana gelmediği takdirde, sıcaklık, donma, güneş çarpması ve tıkanıklık gibi tesirler, 

c) Akıl ve ruh durumuna bakılmaksızın intihar veya intihara teşebbüs, 

d) Belirgin sarhoşluk, uyuşturucu ve zararlı madde kullanımı, 

e) Sigortanın kapsamına giren bir kazanın gerektirmediği cerrahi müdahale ve her türlü ışın tedavisi ile ilaç kullanımı neticesinde meydana gelen ve sigortalının bedensel bir sakatlığa maruz kalmasına veya ölmesine sebebiyet veren olaylar kaza sayılmaz. 

 

Zorunlu koltuk sigortası; can sigortalarının bir türüdür ancak mal sigortalarına ilişkin bir takım düzenlemelerde bu kapsamdadır; örneğin tedavi giderlerini de kapsamaktadır. Burada önemli olan hususlardan birisi de kazanın sigorta kapsamında sayılabilmesi için kusurun aranmaması ile ilgilidir. Dolayısıyla araç sürücüsü tamamen kusursuz olsa bile meydana gelen kazadan ötürü sigortalılar sigortacıya başvurabilecektir (Gökcan, 2014, Seçkin).

SİGORTANIN TARAFLARI KİMLERDİR?

  1. SİGORTACI: Kaza alanında çalışma ruhsatı bulunan her sigorta şirketi bu sigortayı yapmakla mükelleftir.

 

  1. SİGORTA ETTİREN: Ulaştırma Bakanlığınca verilen taşımacılık yetki belgesi verilen taşıyıcı motorlu araç işleteni bu sigortayı yaptırmalıdır. Ayrıca taşımayı bir ücret karşılığı üstlenen gerçek veya tüzel kişilerde sigorta ettiren sayılmaktadırlar.

 

  1. SİGORTALI: Lehine sigorta yaptırılanlar; “yolcu, sürücü ve sürücü yardımcılarıdır”(Gökcan, 2014, Seçkin,688).

 

TEMİNAT KAPSAMI NELERDİR?

Genel şartlara baktığımız zaman teminat kapsamına:  ölüm, sakatlık ve tedavi giderleri girmektedir.

Ölüm teminatı:

“Bu sigorta ile teminat altına alınan bir kaza, sigortalının kaza tarihinden itibaren iki yıl içinde ölümüne yol açtığı takdirde, teminatın tamamı, sigortalının yardımından mahrum kalan hak sahiplerine ödenir.”

Sakatlık Teminatı: 

Bu sigorta ile teminat altına alınan bir kaza, sigortalının kaza tarihinden itibaren iki yıl içinde sakatlığına yol açtığı takdirde, tıbbi tedavinin sona ermesi ve sakatlığın kesin olarak tespiti sonucunda, sakatlık tazminatı aşağıda belirtilen oranlar dâhilinde kendisine ödenir. Bir organın tamamen veya kısmen kaybı, söz konusu organın veya organ kısmının kesin bir şekilde sakatlığını ve kullanılamamasını ifade eder. 

 

Bir kazadan önce tamamen sakat durumda bulunan bir organın veya bir organ kısmının kaybı tazmin edilmez. Bir kazadan önce kısmen sakat durumda bulunan bir organın veya bir organ kısmının sakatlık oranı kaza sebebiyle arttığı takdirde, tazminat kazadan önceki oran ile sonraki oran arasındaki farka göre hesaplanır. 

 

Aynı kazadan dolayı çeşitli organlarda veya organ kısımlarında meydana gelen sakatlık durumları için ayrı ayrı hesap edilecek tazminatın toplamı poliçede gösterilen meblağı geçemez.”

 

Tedavi Giderleri Teminatı :

“Sigortacı, sigorta poliçesinin kapsamına giren bir kaza nedeniyle, kaza tarihinden itibaren iki yıl içinde ödenmiş doktor ücreti ile hastane ve diğer sağlık kurumlarında ayakta ve yatakta yapılan tedavilere ilişkin giderleri, nakil ücretlerini poliçede tedavi giderleri teminatı için belirlenen meblağa kadar öder. 

 

Doğal veya yapay sabit dişlerde kaza neticesinde ortaya çıkan hasarların protez giderleri, tedavi giderleri teminatı için belirlenen meblağın azami % 30'una kadar tazmin olunur. 

Tedavi giderlerinin başka sigorta sözleşmeleri ile teminat altına alınmış olması durumunda, söz konusu giderler öncelikle bu sigortadan karşılanır.”

 

KAPSAM DIŞI HALLER :

Aşağıdaki nedenlerden birinin sonucunda doğrudan veya dolaylı olarak meydana gelen kazalar sigorta teminatı dışındadır: 

“a) Savaş, her türlü savaş olayları, istila, yabancı düşman hareketleri, çarpışma, (savaş ilan edilmiş olsun, olmasın) iç savaş, ihtilal, isyan, ayaklanma ve bunların gerektirdiği sıkı yönetim ve askeri hareketler, 

b) Grevlere, lokavt edilmiş işçi hareketlerine, halk hareketlerine, kavgalara katılma,

c)3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda belirtilen terör eylemleri ve bu eylemlerden doğan sabotaj ile bunları önlemek ve etkilerini azaltmak amacıyla yetkili organlar tarafından yapılan müdahaleler sonucunda meydana gelen zararlar, terör ve buna bağlı sabotaj eylemlerinde bulunanların talepleri, aracın terörist eylemlerde kullanıldığını veya kullanılacağını bilerek araca binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürecekleri talepler,

d)Nükleer, biyolojik ve kimyasal rizikoların ve bunların gerektirdiği sıkı yönetim ve askeri tedbirler,

e)Cürüm ve cinayet işlemek veya bunlara teşebbüs,

f)Tehlikede bulunan kişiler ve malları kurtarma durumu hariç, sigortalının kendisini bile bile ağır tehlikeye maruz bırakacak hareketlerde bulunması,

g)Çalınma veya gasp edilme olayında taşıtın çalındığını veya gaspedildiğini bilerek taşıta binme.

 

Suda boğulmalar, sigortanın kapsamına giren bir kaza neticesinde meydana gelmediği takdirde, sigorta kapsamı dışındadır.”

 

Sigorta ettirenin sorumluluğunun başlaması için öncelikle sigorta ettirmeli  ve primleri ödemesi gerekmektedir. (Gökcan, 2014, Seçkin, 691).

Sigortalıların yükümlülükleri ise Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarına göre: “ Sigorta ettiren, sigortalı veya hak sahipleri rizikonun gerçekleştiğini öğrendikleri tarihten itibaren B.1. maddesinde belirtilen süre içinde durumu sigortacıya bildirmeye mecburdur. 

Bildirimlerde kazanın yerinin, tarihinin ve sebeplerinin bildirilmesi ve ayrıca yapılan tedaviye ilişkin ilgili sağlık kurumundan alınan bir rapor ile ödenmesi gereken tazminatın tespiti ile ilgili olarak sigortacının isteyeceği diğer gerekli belgelerin sigortacıya gönderilmesi zorunludur. 

 

Sigorta ettiren kazayla ilgili gerekli kurtarma ve koruma önlemlerini almak ve bu amaçla sigortacı tarafından verilecek talimata uymak zorundadır. 

 

Sigortacı her zaman kazazedeyi muayene ve sağlık durumunu kontrol ettirme hakkına sahip olup, bu muayene ve kontrollerin yapılmasına izin verilmesi zorunludur. Kazazedenin tedavisi ve iyileşmesi ile ilgili olarak sigortacının tayin edeceği bir doktor tarafından yapılacak tavsiyelere ve verilecek direktiflere uyulması şarttır. Bu muayene ve kontrollere ilişkin her türlü masraf sigortacı tarafından karşılanır.”

 

Sigortacı riskin gerçekleşip kaza meydana gelmesi halinde sigortalılara ya da kaza sonucu ölüm meydana gelmişse hak sahiplerine sigorta bedelini ödemek zorundadır.

Sigortacının ödeme sorumluluğun şartlarının oluşması içinse;

  • Öncelikle gerçekleşen rizikonun belirtilen süre zarfında sigorta ettiren, sigortalı veya sigortalının hak sahipleri tarafından sigortacıya ihbar edilmesi gerekmektedir.

 

  • Riziko gerçekleştikten sonra zararın daha fazla ağırlaşmaması için gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir.

 

  • Riziko meydana geldikten sonra sigorta ettiren, sigortalı veya hak sahipleri tazminatın ödenmesine yarayacak her türlü belgeyi sigortacıya vermelidir. Aksi takdirde tazminat alacağı belirlenemeyeceği için alacak muaccel hale gelmeyecektir. (Gökcan, 2014, Seçkin,692).

 

. Sigorta alacağının muacceliyeti hususunda meydana gelen kaza sonrasında ölüm gerçekleşmişse sigortalı ihbar ettikten ve gerekli belgeleri verdikten sonra 8 iş günü içerisinde poliçedeki teminatı ödemek zorundadır. Bu sebeple sigortacı bu süre zarfında ödemeyi yapmazsa 8 iş günü sonrasında temerrüde düşmüş sayılacaktır. Ölüm hariç diğer zarar hallerinde ise ödenecek bedelin belirlenmesi amacıyla sigortalı ile sigortacı anlaşabilir Anlaşma yapılmazsa hakem-bilirkişi aracılığıyla belirlenme yapılır. Hakem kararları kesin olmakla birlikte, belirli miktar aşılırsa 7 gün içinde yetkili mahkemelere 7 iş günü içerisinde itiraz edebilmektedirler. Ancak rizikonun sigorta kapsamına girip girmediği hususunda uyuşmazlık varsa bu konuda hakeme başvurulmayarak dava açılması gerekmektedir.

            Kaza sonucu ölüm meydana gelmişse hak sahiplerine ödenecek bedel maktudur. Bu miktar poliçede açıkça belli olup aynen ödenmesi gerekmektedir. Bu alacak likit bir alacak olup ilamsız takip yapılabilir, talep halinde %40 icra inkar tazminatına hükmedilmelidir. (Gökcan, 2014, Seçkin, 693). 

            Yargıtay 11. HD.’nin 12191/12351 sayılı kararında da belirttiği üzere; Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarında rizikonun gerçekleştiğinin öğrenilmesinden itibaren 30 günlük süre içerisinde davalı sigortalıya müracaat etmelerinin HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE OLMADIĞI VE BU SEBEPLE DAVACILARIN TAZMİNAT HAKLARININ ORTADAN KALKMADIĞINI, SİGORTA SÖZLEŞMESİNDEN DOĞAN HER TÜRLÜ TAZMİNAT DAVASI, HAK SAHİBİNİN ZARARI VE TAZMİNAT YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ ÖĞRENDİĞİ TARİHTEN İTİBAREN 2 YIL VE HER HALDE OLAYDAN İTİBAREN 10 YIL SONRA ZAMANAŞIMINA UĞRAR.  (Gökcan, 2014, Seçkin, 709). 

            Yargıtay 17. HD.’nin 2013/14225 esas- 2015/4920 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere yolcuların uğradığı zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, limit aşımında sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır.

Mahkemece yargılama aşamasında otobüsün yolcu taşımacılığı yapmasına rağmen zorunlu karayolu taşımacılığı mali sorumluluk sigorta poliçesinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu halde, bu sigorta yerine Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9/1-b maddesine göre rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilindezorunlu sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için güvence hesabına başvurulabilir hükmü gereğince güvence hesabına rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan zorunlu karayolu taşımacılığı mali sorumluluk sigortası poliçe limitleri dahilinde başvurulabileceğinin kabulü gerekir.

 

Zorunlu Ferdi Koltuk Sigortasına ilişkin bazı Yargıtay kararları

 

T.C. YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ E. 2013/20111 K. 2015/14790 T. 22.12.2015

• TAŞIMA SIRASINDA MEYDANA GELEN TRAFİK KAZASI SONUCU DAVACILARIN YARALANMASI (Maddi ve Manevi Tazminat İstemi – Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortacısı Olan Davalının Sorumluluğunun Diğer Davalılardan Farklı ve Ayrı Olduğu Gözetilerek Tespit Edilen Sakatlık Oranı Ve Genel Şartlar'a Ekli Cetvellere Göre Ödenmesi Gereken Meblağın Konusunda Uzman Bir Bilirkişi Marifetiyle Tespit Ettirilerek Davalının Sorumluluğunun Tespiti Gerektiği)

• YOLCUNUN UĞRADIĞI BEDENİ ZARAR (Taşımayı Yapan Aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigortası Kapsamında İse Bu Aracın Trafik veya İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortacısının Sorumluluğunun Doğmayacağı/Davalı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı Hakkında Açılan Davanın Reddine Karar Verileceği – Taşıma Sırasında Meydana Gelen Trafik Kazası Sonucu Davacıların Yaralanması)

• ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI (Genel Şartlar Gereği Manevi Tazminat Talepleri Teminat Dışı Olduğundan Davalı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı Aleyhine Manevi Tazminata Hükmedilmesinin Mümkün Olmadığı – Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısına Ancak Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Limitinin Üzerinde Bir Zararın Tespiti Halinde Limitin Üzerinde Kalan Kısım Yönünden Başvurulabileceği)

.KARAYOLU YOLCU TAŞIMACILIĞI ZORUNLU KOLTUK FERDİ KAZA SİGORTASI (Yolculuğun Başlangıcından Bitişine Kadar Otobüsün İçinde veya Dışında Otobüs Hareket Halinde İken veya Değilken Yolculuk Sırasında veya Bekleme Duraklama ve Mola Yerlerinde Karşılaşılabilecek Her Türlü Kazalara Karşı Sigortalılar Yararına Taşımacı Tarafından Yaptırılmasının Zorunlu Olduğu)

• TRAFİK KAZASININ OLUŞUMUNDA TAŞIMACI YA DA SÜRÜCÜNÜN KUSURUNUN BULUNMAMASI (Ölümlerde Sigorta Poliçesinde Yazılı Tutarın Tamamının Bir Zarar Hesabı Yapılmaksızın Ölen Kişinin Mirasçılarına Eksiksiz ve Kesintisiz Olarak Yaralanmalarda Beden Gücü Kayıp Oranına Göre Zarar Gören Kişilere Ödeneceği)

• TUTAR SİGORTASI (Ödenecek Tazminat Miktarı Yönünden Zorunlu Koltuk Sigortasının Bir Tutar Sigortası Olduğu/Zarar Sigortasında Sigortacının Ödeyeceği Tutarın Sigortalının Ya Da Üçüncü Kişinin Uğradığı Zararın Tutarı Olduğu/Tutar Sigortasında Sigortacının Sigorta Ettirilen Kişinin Zarara Uğraması Durumunda Somut Zarar Ne Olursa Olsun Sigorta Poliçesinde Yazılı Olan Sigorta Bedelini Eksiksiz ve Tam Ödemek Zorunda Olduğu)

4925/m. 17, 18, 19

ÖZET : Dava, taşıma sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu davacıların yaralanması sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1- Davacı yolcu otobüsünde yolcu olarak taşınmakta iken davaya konu kaza meydana gelmiştir. Davalı zorunlu mali mesuliyet sigortacısına ancak taşımacılık mali sorumluluk sigortası limitinin üzerinde bir zararın tespiti halinde limitin üzerinde kalan kısım yönünden başvurulabileceği, başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğunun doğmayacağı anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi hakkında açılan davanın reddine karar vermek gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Ayrıca kabule göre de; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereği manevi tazminat talepleri teminat dışı olduğundan, davalı sigorta şirketi aleyhine manevi tazminata hükmedilmesi de mümkün değildir. 2- Davalı sigorta şirketi kazaya neden olan aracın zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısıdır. Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası, yolculuğun başlangıcından bitişine kadar, otobüsün içinde veya dışında, otobüs hareket halinde iken veya değilken, yolculuk sırasında veya bekleme, duraklama ve mola yerlerinde karşılaşılabilecek her türlü kazalara karşı, sigortalılar yararına taşımacı tarafından yaptırılması zorunlu bir kaza sigortası olup, kazanın oluşunda taşımacının yada sürücü ve yardımcılarının bir kusurları bulunmasa bile, ölümlerde sigorta poliçesinde yazılı tutarın tamamı, bir zarar hesabı yapılmaksızın, ölen kişinin mirasçılarına eksiksiz ve kesintisiz olarak; yaralanmalarda beden gücü kayıp oranına göre zarar gören kişilere ödenir. Ödenecek tazminat miktarı yönünden Zorunlu Koltuk Sigortası bir tutar sigortasıdır. Zarar sigortasında sigortacının ödeyeceği tutar, sigorta poliçesinde yazılı tutar olmayıp, sigortalının ya da üçüncü kişinin uğradığı zararın tutarıdır. Tutar sigortasında ise, sigortacı, sigorta ettirilen kişinin zarara uğraması durumunda, somut zarar ne olursa olsun, sigorta poliçesinde yazılı olan sigorta bedelini"eksiksiz ve tam ödemek zorundadır. Bir tutar sigortası olan zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısı olan davalının sorumluluğunun, diğer davalılardan farklı ve ayrı olduğu gözetilerek, tespit edilen sakatlık oranı ve Genel Şartlar'a ekli cetvellere göre ödenmesi gereken meblağın, konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle tespit ettirilerek davalının sorumluluğunun tespiti gerekirken, yazılı olduğu şekilde diğer davalılarla birlikte sorumluluğuna hükmedilmiş olması doğru değildir.

DAVA : Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı Mapfre Genel Sigorta A.Ş vekili, davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili ve davalı HDI Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Davacılar vekili, müvekkillerinin sürücüsünün davalı I. M., malikinin davalı S. G., teşebbüs sahibinin davalı N… Turizm ve Sey. İşit. Tic.Ltd.Şti. olduğu 50 EH … plakalı otobüste yolcu olarak seyir halinde iken, otobüsün durduğu, bu kez arkadan gelmekte olan davalı sürücü İ. T.'ın kullandığı, davalı G… Nak. Haf. İnş. Mad. Ve orm. Ür. San. Tic. Ltd. Şti. Adına kayıtlı 54 TN … çekici ve 54 EN … plakalı çekici ve yarı römork ile arkadan otobüse çarptığı, davacı Z. K. ve K. K.'in yaralandığı, araçların zorunlu sigortaları olan davalı sigorta şirketlerinin zarardan müteselsilen sorumlu oldukları, davacı M. K.'in de yaralanan eşi ve kızından dolayı 4 ay çalışamadığını, bu sebeple şimdilik 100 TL iş ve güçten yoksun kalma tazminatına karar verilmesini, yine davacı Z. K.'in iş ve güç kaybı tazminatı olarak şimdilik 1.000 TL tazminat ile 200 TL tedavi gideri, davacı K. K. için şimdilik 1.000 TL iş ve güçten kalma tazminatın ve 200 TL tedavi gideri, ayrıca müvekkili M. K. için 2.000 TL, Z. K. için 3.000 TL, K. K. için 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini, sigorta şirketlerinden dava tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile beraber poliçedeki teminat sınırları dahilinde müştereken ve müteselsilen diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren ticari faiz ile beraber müştereken ve müteselsilen maddi tazminat yönünden karar verilmesine, manevi tazminatın ise sigorta şirketleri haricindeki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, davacı vekili 14/03/2013 tarihli ıslah dilekçesi ile K. K. ve Z. K.'in iş görmezlik tazminatını 31.879.00 TL'ye yükseltmiş, 09.07.2013 tarihli celsede Z. ve K. K.'in tedavi giderleri ile M. K.'in iş göremezlik taleplerinden vazgeçtiğini beyan etmiştir.

Davalı vekilleri özetle davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davanın kısmen kabulü ile; davacı M. K. için istenen 100,00 TL iş göremezlik tazminatı talebinin, davacılar Z. ve K. K. için ayrı ayrı istenen 200 TL tedavi gideri talebinin vazgeçme sebebiyle reddine, davacı M. K. için 1.500 TL, Davacı Z. K. için 3.000 TL, Davacı K. K. için 5.000,00 TL manevi tazminatın, davacı Z. K. için 17.394,98 TL, davacı K. K. için 14.484,20.-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, kabul edilen tazminatlar için 06/01/2008 kaza tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yasal faiz uygulanmasına, davalı sigorta şirketlerinin sigorta kapsamı ve sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere ve ayrıca sigorta şirketleri yönünden faiz başlangıç tarihinin dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere faiz uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Mapfre Genel Sigorta A.Ş vekili, davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili ve davalı HDI Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-)Dava, taşıma sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu davacıların yaralanması sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davalı Mapfre Genel Sigorta A.Ş.'nin davacıların yolcusu olduğu otobüsün zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu hususu çekişmesizdir. Davalı sigorta şirketi, davacıların zararından öncelikle otobüsün zorunlu karayolu taşımacılığı mali sorumluluk sigortacısı olan davalı Güneş Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğunu iddia etmiş, mahkemece hükmedilen tazminattan Güneş Sigorta A.Ş. ile birlikte davalı Mapfre Genel Sigorta A.Ş. de sorumlu tutulmuştur.

Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası, 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun "Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı bölümünde düzenlenmiş olup; Kanunun 17.maddesinde: "Şehirlerarası ve Uluslararası yolcu taşımacıları, duraklamalar dahil olmak üzere kalkış noktasından, varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelecek bir kaza sebebiyle yolcunun ölümü, yaralanması ya da eşyanın zarara uğramasından dolayı sorumludurlar" açıklaması yapıldıktan sonra, 18.maddesinde: "Taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanunun 17. maddesinden doğan sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar" denilmiştir.

Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Tazminat Ödemesinde Öncelikli Sigorta" başlığını taşıyan B.8. maddesinde ise; "Meydana gelen zarar öncelikle bu sigortadan karşılanır. Sigorta sözleşmesinin hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla 13/10/1983 tarih ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre yapılması zorunlu olan mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur." denilmektedir. Buna göre taşıma ilişkisinde, taşımacılık mali sorumluluk sigortası, mali sorumluluk sigortası ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası arasında sıralı sorumluluk ilişkisi kabul edilmiştir.

Somut olayda, davacı yolcu otobüsünde yolcu olarak taşınmakta iken davaya konu kaza meydana gelmiştir. Kaza yapan aracın taşımacılık mali sorumluluk sigortacısının davalı Güneş Sigorta A.Ş. olduğu hususunda bir tereddüt yoktur. Davalı Mapfre Genel Sigorta A.Ş. ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır. Kaza tarihi itibariyle bedeni zararlarda taşımacılık mali sorumluluk sigortası kişi başına limiti 100.000 TL olup, mahkemece davacı Z. K. için 17.394,98 TL, davacı K. K. için 14.484,20.-TL maddi tazminata hükmedilmiştir.

Yukarıda izah edilen sıralı sorumluluk esasına göre, davalı zorunlu mali mesuliyet sigortacısına ancak taşımacılık mali sorumluluk sigortası limitinin üzerinde bir zararın tespiti halinde limitin üzerinde kalan kısım yönünden başvurulabileceği, başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğunun doğmayacağı anlaşılmakla, davalı Mapfre Genel Sigorta A.Ş. hakkında açılan davanın reddine karar vermek gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.

Ayrıca, kabule göre de; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.3-e maddesi uyarınca manevi tazminat talepleri teminat dışı olduğundan, davalı Mapfre Genel Sigorta A.Ş. aleyhine manevi tazminata hükmedilmesi de mümkün değildir.

3-)Davalı HDI Sigorta A.Ş. kazaya neden olan aracın zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısıdır.

Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası, yolculuğun başlangıcından bitişine kadar, otobüsün içinde veya dışında, otobüs hareket halinde iken veya değilken, yolculuk sırasında veya bekleme, duraklama ve mola yerlerinde karşılaşılabilecek her türlü kazalara karşı, sigortalılar (yolcular, sürücüler ve yardımcılar) yararına taşımacı tarafından yaptırılması zorunlu bir kaza (can) sigortası olup, kazanın oluşunda taşımacının yada sürücü ve yardımcılarının bir kusurları bulunmasa bile, ölümlerde sigorta poliçesinde yazılı tutarın tamamı, bir zarar (destekten yoksunluk) hesabı yapılmaksızın, ölen kişinin mirasçılarına eksiksiz ve kesintisiz olarak; yaralanmalarda beden gücü kayıp oranına göre zarar gören kişilere ödenir.

Ödenecek tazminat miktarı yönünden "zarar sigortası -tutar (meblâğ) sigortası" ayrımında Zorunlu Koltuk Sigortası bir "tutar (meblâğ) sigortasızdır. Zarar sigortasında sigortacının ödeyeceği tutar, "sigorta değeri" ya da "sigorta poliçesinde yazılı tutar" olmayıp, sigortalının ya da üçüncü kişinin uğradığı "zararın tutarındır. Meblâğ sigortasında ise, sigortacı, sigorta ettirilen kişinin zarara uğraması durumunda, somut zarar ne olursa olsun, sigorta sözleşmesinde belirlenen tutarı (meblâğı), başka bir deyişle, sigorta poliçesinde yazılı olan "sigorta bedelini" eksiksiz ve tam ödemek zorundadır.

4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile buna bağlı Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen 25.03.2004 tarihli Genel Şartlar A.3.2 maddesi 1.fıkrasında: "Bu sigorta ile teminat altına alınan bir kaza, sigortalının kaza tarihinden itibaren iki yıl içinde sakatlığına yol açtığı takdirde, tıbbi tedavinin sona ermesi ve sakatlığın kesin olarak tespiti sonucunda, sakatlık tazminatı aşağıda belirtilen oranlar dahilinde kendisine ödenir." denildikten sonra, (36) satırdan oluşan bir tabloya yer verilmiştir.

Açıklanan bu hususlar çerçevesinde, bir meblağ sigortası olan zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısı olan davalı HDI Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun, diğer davalılardan farklı ve ayrı olduğu gözetilerek, tespit edilen sakatlık oranı ve Genel Şartlar'a ekli cetvellere göre ödenmesi gereken meblağın, konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle tespit ettirilerek davalının sorumluluğunun tespiti gerekirken, yazılı olduğu şekilde diğer davalılarla birlikte sorumluluğuna hükmedilmiş olması doğru değildir.

SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı Mapfre Genel Sigorta A.Ş. vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı HDI Sigorta A.Ş.'nin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalı Mapfre Genel Sigorta AŞ ve HDI Sigorta AŞ'ye iadesine, aşağıda dökümü yazılı 2.802,31 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı Güneş Sigorta AŞ'den alınmasına, 22.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (http://www.kazanci.com/kho2/ibb/giris.htm ) (erişim tarihi 5.5.2016)

T.C.

YARGITAY

17. HUKUK DAİRESİ

E. 2013/14225

K. 2015/4920

T. 26.3.2015

• TAŞIMA SIRASINDA MEYDANA GELEN TRAFİK KAZASI ( Destekten Yoksun Kalma Tazminatı/Güvence Hesabına Başvurma – Otobüsün Yolcu Taşımacılığı Yapmasına Rağmen Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Bulunmadığı/Mahkemece Güvence Hesabına Başvurulabileceği Gözetileceği )

• GÜVENCE HESABINA BAŞVURMA ( Destekten Yoksun Kalma Tazminatı – Yolcu Taşımacılığı Yapan Otobüsün Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali SorumlulukSigorta Poliçesi Bulunmadığı/Rizikonun Meydana Geldiği Tarihte Geçerli Olan Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali Sorumluluk Sigortası Poliçe Limitleri Dahilinde Güvence Hesabına Başvurulabileceği )

• YOLCU TAŞIMACILIĞI YAPAN OTOBÜS ( Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Bulunmadığı – Rizikonun Meydana Geldiği Tarihte Geçerli Olan Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali Sorumluluk Sigortası Poliçe Limitleri Dahilinde Güvence Hesabına Başvurulabileceği/Trafik Kazası – Destekten Yoksun Kalma Tazminatı )

• DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI ( Trafik Kazası – Yolcu Taşımacılığı Yapan Otobüsün Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Bulunmadığı/Güvence Hesabına Rizikonun Meydana Geldiği Tarihte Geçerli Olan Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali Sorumluluk Sigortası Poliçe Limitleri Dahilinde Başvurulabileceği Kabulü Gerektiği )

4925/m.18,19/son

Güvence Hesabı Yönetmeliği/m.9/1-b

ÖZET : Dava, taşıma sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu desteğinin vefat etmesi nedeniyle açılan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece yargılama aşamasında otobüsün yolcu taşımacılığı yapmasına rağmen zorunlu karayolu taşımacılığı mali sorumluluk sigorta poliçesinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu halde, bu sigorta yerine Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9/1-b maddesine göre rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde zorunlu sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için güvence hesabına başvurulabilir hükmü gereğince güvence hesabına rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olanzorunlu karayolu taşımacılığı mali sorumluluk sigortası poliçe limitleri dahilinde başvurulabileceğinin kabulü gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu otobüste yolcu olan müvekkilinin eşi İ.'ın otobüsün karıştığı tek taraflı trafik kazasında hayatını kaybettiğini ileri sürerek, 40.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 67.796,33 TL'na artırmıştır.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre davanın kabulü ile 67.796,33 TL maddi tazminatın, 26.06.2008 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, taşıma sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu davacıların desteğinin vefat etmesi nedeniyle açılan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

Davalı … Sigorta A.Ş.nin davacı desteğinin yolcusu olduğu otobüsün zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu hususu çekişmesizdir.

Davalı sigorta şirketi davacı zararından öncelikle otobüsün zorunlu karayolu taşımacılığı mali sorumluluk sigortacısının sorumlu olduğunu iddia etmiş, yargılama aşamasında aracın zorunlu karayolu taşımacılığı mali sorumluluk sigorta poliçesinin bulunmadığı belirlenmiştir.

Dosya kapsamına göre davacı desteğinin yolcu olarak bulunduğu aracın, Bartın-Kastomunu Devlet Karayolunun … kavşağı mevkiinde yolcu taşıdığı sırada kazanın meydana geldiği anlaşılmakla kazanın taşımacılık faaliyeti esnasında meydana geldiği hususu sabittir.

Zorunlu karayolu taşımacılığı mali sorumluluk sigortası ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların,duraklamalar da dahil olmak üzere,kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Yasasından doğan sorumluluğunu poliçede yazılı limitlere kadar sigorta örtüsüne almaktadır. 4925 sayılı Yasanın 18nci maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Yasanın 17nci maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Aynı Yasanın 19 /son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8 nci maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur.

Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, limit aşımında sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır.

Mahkemece yargılama aşamasında otobüsün yolcu taşımacılığı yapmasına rağmen zorunlu karayolu taşımacılığı mali sorumluluk sigorta poliçesinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu halde, bu sigorta yerine Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9/1-b maddesine göre rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilindezorunlu sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için güvence hesabına başvurulabilir hükmü gereğince güvence hesabına rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan zorunlu karayolu taşımacılığı mali sorumluluk sigortası poliçe limitleri dahilinde başvurulabileceğinin kabulü gerekir.

Bu nedenle yukarıdaki açıklanan düzenlemeler çerçevesinde değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 26.03.2015 gününde Üye Ali Orhan ve Üye H.Tuztaş'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY :

Uyuşmazlığın konusu karayolu yolcu taşımacılığında oluşan trafik kazası neticesi yolcuların uğrayacağı zarardan birden fazla sorumlu olduğu durumlarda hak sahiplerinin taleplerini hangi esasa göre yapacağına ilişkindir.

Öncelikle karayolu yolcu taşımacılığında yolcuların uğrayacağı zararlardan kimler sorumlu bunu tespit etmek gereklidir.

a ) Karayolu yolcu taşımacılığı yapan kişiler Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesi gereği “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası”

b ) Karayolu Taşıma Kanunun 17. ve 18 maddeleri gereği “Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası”

c ) Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin Yapılması zorunlu sigortalar başlıklı 48. Maddesine göre “Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası”

d ) Karayolları Taşımacılık Kanunun 17. maddesine göre şehirlerarası ve uluslararası yolcu taşınması sırasında duraklamalar dahil olmak üzere yolcunun kalkış noktasından, varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelecek bir kaza nedeniyle yolcunun ölümü, yaralanması ya da eşyasının zarara uğramasından dolayı “taşımacılar”

e ) Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, “motorlu aracın işleteni” ve “bağlı olduğu teşebbüsün sahibi”

f ) TBK.nın 49. Maddesi gereği trafik kazası haksız fiil olması nedeniyle kusurundan dolayı “aracın sürücüsü” sorumludu.

Özetlemek gerekirse karayolu yolcu taşımacılığı sırasında trafik kazası neticesi yolcuların uğradıkları zarardan aracı işleten, teşebbüs sahipleri, aracın sürücüsü, zorunlu malisorumluluk sigortacısı, zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortacısı ve karayolu kolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısı sorumludur.

Burada sorun zarar gören hak sahiplerinin zarardan sorumlu olanlardan hangisinden hangi esaslara göre talepte bulunacağına ilişkindir.

Hak sahipleri;

a ) Karayolu Taşımacılık Kanunun 21. Maddesi gereği sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya karayolu taşımacılık mali sorumluluksigortacısından talepte bulunabilirler.

b ) Karayolu Trafik Kanunun 97. Maddesine göre zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi dava da açabilir.

c ) Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları A.1 ve B1. maddeleri gereği yurtiçi ve uluslararası yolcu taşımacılığı kapsamında seyahat eden yolcuları, sürücüleri ve yardımcılarını, taşımacılık hizmetinin başlangıcından bitimine kadar geçen seyahat süresi içinde, duraklamalar da dahil olmak üzere, maruz kalacakları her türlü kazaların neticelerine karşı sigortalılar veya hak sahipleri poliçede öngörülen teminat sınırları içinde karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısına karşı talepte bulunabilirler.

d ) Karayolları Taşımacılık Kanununun 17. Maddesine göre şehirlerarası ve uluslararası yolcu taşınması sırasında yolcunun ölümü, yaralanması ya da eşyasının zarara uğramasından dolayı hak sahipleri taşımacıya başvurabilir.

e ) Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği hak sahipleri motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibine başvurabilir.

f ) Hak sahipleri TBK 49. Maddesi gereği motorlu aracı kullanan sürücüden haksız fiile dayalı kusurundan dolayı zararın tazminini talep edebilir.

Somut davada davacı K.ın eşi İ.'ın yolcu olarak bulunduğu sürücüsünün A. olduğu otobüsün aşırı hızdan dolayı şarampole yuvarlanması sonucu İ.'ın vefat ettiği davacının da destekten yoksun kalma tazminatını aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı … Sigorta A. Ş. den talep ettiği mahkeme de yapmış olduğu yargılama sonrası davanın kabulüne karar verdiği anlaşılmaktadır.

Sayın çoğunluk, davacı K.'ın doğrudan zorunlu mali sorumluluk sigortacısına başvuramayacağı, Karayolları Taşımacılık Kanununun 19 ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık MaliSorumluluk Sigortası Genel Şartları B.8 maddesi gereği öncelikle karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortacısına başvuracağı somut davada zorunlu taşımacılık malisorumluluk sigortası yaptırılmadığına göre Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9/1-b maddesine göre rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde güvence hesabına başvurulması gerktiği düşüncesindedir.

Karayolları Taşımacılık Kanunu'nun 19.maddesi “Meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Bu sorumluluk sigortası ile karşılanamayan zararlar için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre yapılması zorunlu olan malî sorumluluk sigortasına müracaat edilir.” ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.8 maddesi “Meydana gelen zarar öncelikle bu sigortadan karşılanır. Sigorta sözleşmesinin hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması,süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla 13/10/1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre yapılması zorunlu olan mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur.” Şeklinde düzenlemesi gereği hak sahiplerinin karayolları taşımacılık mali sorumluluk sigortacısına başvurmadan diğer sorumlulara başvurulamayacağı düşünülmektedir.

Oysa Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1 maddesi “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumludur.” Düzenlemesi ayrıca trafik kazasının haksız bir fiil olduğuna göre TBK 61. Maddesi “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır” düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde motorlu bir aracın katıldığı kazada meydana gelen zarardan aracı işleten, araç sürücü, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası, aracın zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası ve karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası müteselsilen sorumludur.

Türk Borçlar kanunun müteselsil borçluluk ve dış ilişki de borçluların sorumluluğu başlıklı 163/1. Maddesi gereği alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Buna göre zarar gören tazminatın tamamını dilediği takdirde zarar verenlerin tamamından talep edebileceği gibi bir kısmından veya sadece birinden de talep edebilir. Burada yasa koyucu zarar görene, tazminatın tamamının zarar verenlerden yalnız birine karşı ileri sürebilmesi imkanı sağlamıştır. Böylece zarar gören tazminat davasını en sağlam ispat araçlarına sahip olduğu zarar verene karşı açabileceği gibi böyle bir davayı tazminatı ödeme gücü en fazla olan zarar verene karşı da açabilir. Bu sayede zarar gören zarar verenlerden her birini ayrı ayrı dava edip sayısız zahmetlere katlanacağı yerde tamamı aleyhine açacağı bir tek dava ile de kolayca sonuca ulaşabilir. Zarar verenlerden biri tazminatın tamamını ödediği takdirde borç ortadan kalkar.

Tazminat sorumlularının zarar gören karşısındaki durumlarına gelince; tazminat yükümlülerinden her biri zarar görene tazminatı ödemek zorundadır. TBK madde 163/2 ye göre “Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder.” Düzenlemesi karşısında zarar verenlerin sorumluluğu tazminat borcunun tamamı ödenince kadar devam edeceğini kolaylıkla söyleyebiliriz. Dava edilen zarar veren tazminatın diğer zarar verenlerden istenmesini gerektiğini ileri süremez. Böyle bir savunma müteselsil sorumluluğun niteliği ile bağdaşmaz. Zira dava edilen zarar veren de dahil zarar verenlerin tümü tazminatın tamamından sorumludur. Buna karşılık zarar verenlerden birinin borcunu ifa ve takas yoluyla sona erdirdiği oranda diğer zarar verenler bundan yararlanır ve bu oranda borçtan kurtulur. Davalı tazminatın tamamını ödediği taktirde diğer zarar verenlerin de tazminat ödeme borcu sona erer. ( TBK 163/2, 166/1 )

Bu bilgiler ışığında hak sahiplerininin zorunlu kayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortacısına başvurulmadan doğrudan diğer sorumlulara başvurulamayacağı düşüncesi Karayolları Trafik Kanunun 88/1 ve TBK 61. Maddesinin getirdiği müteselsil sorumluluk esasları ile bağdaşmamaktadır. Çünkü Karayolları Taşımacılık Kanunun 19. Maddesine benzer düzenlemeler diğer sorumlular yönünden de bulunmaktadır. Örneğin Karayolu Trafik Kanunun 97. Maddesinde Zarar görenlerin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği ve dava açabileceği belirtilmiştir. Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi KazaSigortası Genel Şartları B.1 maddesi gereği sigortalılar veya hak sahipleri poliçede öngörülen teminat sınırları içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabilirler. TBK 49 maddesi gereği kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren sürücü, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Karayolları Trafik Kanunun 85. Maddesine göre motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan işleten, işletenin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi müteselsil sorumluluğu bulunmaktadır.

İşte tüm bu düzenlemeler karşısında Karayolları Taşımacılık Kanunu'nun 19. Maddesinin Karayolları Trafik Kanunu'ndan yada Türk Borçlar Kanunu'ndaki düzenlemelerden daha üstün olduğunu kim savunabilir ki. Karayolu Taşımacılık Kanunun 19. Maddesi dikkatli bir şekilde incelendiğinde “Meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluksigortasından karşılanır.” Demekle zarar gören hak sahibine yani davayı açacak kişiye değil zararı ödeyecek sigortacıya hitabettiği görülecektir. Bir başka anlatımla Karayolları Taşımacılık Kanununun 19. Maddesi hak sahiplerinin başvuru önceliğine ilişkin olmayıp doğrudan sigortacıya hitabederek kendisine talepte bulunulması durumunda bunu karşılaması gerekti belirtilmektedir.

Türk Ticaret Kanunun Müşterek sigorta başlıklı 1466 maddesinde “ Bir menfaat birden çok sigortacı tarafından aynı zamanda, aynı süreler için ve aynı rizikolara karşı sigorta edilmişse, yapılan birden çok sigorta sözleşmesinin hepsi, ancak sigorta olunan menfaatin değerine kadar geçerli sayılır. Bu takdirde sigortacılardan her biri, sigorta bedellerinin toplamına göre, sigorta ettiği bedel oranında sorumlu olur.” Şeklindeki düzenlemede de birden fazla sigorta şirketinin aynı rizikoyu teminat altına almaları durumunda hepsinin zarardan sigorta bedelleri kapsamında sorumlu olduğu açıkça belirtilmektedir.

Karayolu Taşımacılık Kanununun 19 ve genel şartların B.8 maddesini sorumlular arasında ki rücu ilişkisi ( iç ilişkisi ) içinde değerlendirmek gerekir. Rücu ilişkisi TBK 62. Maddesinde “Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.” Şeklinde Karayolları Trafik Kanununun 88/2 maddesinde ise “Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar." Şeklinde düzenlenmiştir. Bir başka anlatım sorumlular arasında ki iç ilişkide diğer sorumluların karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesi limitleri dahilinde karşıladıkları tazminatları Karayolları Taşımacılık Kanunun 19.maddesine dayalı olarak Karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortacısına rücu edebileceklerdir.

Sonuç olarak; somut davada davacı K.'ın eşi İ.'ın yolcu olarak bulunduğu sürücüsünün Ahmet Keleş olduğu otobüsün aşırı hızdan dolayı şarampole yuvarlanması sonucu eşi İ.'ın vefatından dolayı uğradığı destek zararını Zorunlu taşımacılık mali sorumluluk sigortası yapılmamış olduğuna göre müteselsil sorumluluk ilkesi gereği otobüsü işleten ve teşebbüs sahibi ile sürücüsünden, zorunlu ferdi koltuk sigortasından ve zorunlu mali sorumluluk sigortasından zararın tamamını talep edebileceği gibi bu sorumlulardan birinden de zararın tamamını talep edebilir. Nitekim davacı otobüsün zorunlu mali sorumluluk sigortacısı .Sigorta A.Ş'den talepte bulunmuştur. Karayolları Taşımacılık Kanunun 19. Maddesi buna engel teşkil etmemektedir. Çünkü bu madde zarar gören hak sahiplerine değil sorumlulardan biri olan karayolları taşımacılık mali sorumlluk sigortacısına hitabetmektedir ve bu hükmü sorumlular arasında ki rücu ilişkisi içinde değerlendirmek gerekir. Bunun dışında KTK 19. Maddesini hak sahipleri zorunlu taşımacılıksigortasına başvurmadan diğer sorumlulara başvuramaz şeklinde ki yorum müteselsil sorumluluk ilkeleri ile bağdaşmamaktadır.

Kaldı ki Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.8 maddesinde Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigorta sözleşmesinin hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması durumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre yapılması zorunlu olan mali sorumluluksigortasına başvurulacağını belirtmiştir. Bir başka anlatımla somut davada zorunlu taşımacılık mali sorumlluk sigortası yapılmadığına göre B.8 maddesine göre zorunlu malisorumluluk sigortasına başvurulabilecektir.

Davacı Karayolları Trafik Kanununun 88/1 ve 97.TBK 61/1 ve 88/1 TTK 1466.maddesi gereği doğrudan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı talepte bulunabileceğinden verilen kararın doğru olduğu ve kararın onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma görüşüne karşıyız.  (http://www.kazanci.com/kho2/ibb/giris.htm) (Erişim tarihi: 5.5.2016)

 

                                                           KAYNAKÇA

  1. Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları (http://www.tsb.org.tr/karayolu-yolcu-tasimaciligi-zorunlu-koltuk-ferdi-kaza-sigortasi-genel-sartlari.aspx?pageID=503 ) (Erişim tarihi : 5.5.2016)

 

  1. Hasan Tahsin Gökcan, Karayolları Trfaik Kanunu’na göre Hukuki Sorumluluk, Tazminat, Sigorta ve Rücu Davaları, 2014, Ankara, Seçkin Yayıncılık.

 

  1. Kazancı İçtihat Bilgi Bankası (http://www.kazanci.com/kho2/ibb/giris.htm) (erişim tarihi: 5.5.2016).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Optimized with PageSpeed Ninja