Terörden Kaynaklanan Zararlar İçin Dava Hakkı Saklı Kalır mı?

Terörden Kaynaklanan Zararlar İçin Dava Hakkı Saklı Kalır mı?

5233 Sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 12. maddesiyle, Kanun kapsamındaki maddi zararların sulhen karşılanması için özel bir usul öngörülmüştür. Buna göre, Kanunda belirtilen süreler içinde ilgili valiliklere yapılan başvurular, valilikler nezdinde oluşturulan komisyonlarca değerlendirmeye tâbi tutulmakta ve başvuranın zarara uğradığı sonucuna varılması halinde saptanan zararın ödenmesine karar verilerek bu miktar üzerinden düzenlenen sulhname tasarısı davet yazısı ile birlikte hak sahibine tebliğ edilmektedir. Davet üzerine gelen hak sahibi veya yetkili temsilcisinin sulhname tasarısını kabul etmesi halinde, bu tasarının kendisi veya yetkili temsilcisi ve komisyon başkanı tarafından imzalanacağı belirtilmiş, maddenin son fıkrasında da sulh yoluyla çözülemeyen uyuşmazlıklarda ise ilgililerin yargı yoluna başvurma haklarının saklı olduğu hükme bağlanmıştır.

Anılan 12. maddenin gerekçesinde ise "… Hukukumuzda feragat, kabul ve sulh gibi işlemler, görülmekte olan davaları sona erdiren işlemlerdir. Sulh işlemi, dava öncesi yapılmışsa dava açılmasını engelleyici özelliktedir. Sulh işlemine rağmen dava açılırsa bu durum itiraz olarak ileri sürülebilir ve dava ortadan kaldırılır. Böylece dostane bir çözüm şekli olan sulh bağlayıcı niteliktedir." şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.

5233 sayılı Yasanın yukarıda aktarılan amacı, gerekçesi ve 12. madde metninin birlikte değerlendirilmesinden; sulhnamenin imzalanmasından sonra dava açılmasına hukuken olanak bulunmadığı, bununla birlikte düzenlenen sulhnamelerin, komisyonca kabul edilen zarar miktarı ve kalemiyle sınırlı olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, başvuranın zararını kalemler halinde ayırarak talep etmesi ve bu talebin kısmen kabulü halinde, sulhnamenin de yalnızca komisyonca karşılanmasına karar verilen kalemleri içermesi, açıkça veya zımnen reddedilen kalemleri kapsamaması nedeniyle sulhname kapsamı dışında tutulan zarar kalemleri için ilgilinin dava açma hakkının saklı bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

 

DANIŞTAY 10. HUKUK DAİRESİ’nin 2008/4141 E. 2008/9584 K. Sayılı 30.12.2008 Tarihli ilamı

davacının ikamet ettiği Ağrı İli, Merkez İlçesi, Dumanlı ( Akdana ) Köyü'nde 15.7.1994 ve 24.7.1994 tarihlerinde meydana gelen olaylar sonrası jandarma karakol komutanlığınca düzenlenen olay yeri tespit tutanaklarında, söz konusu tarihlerde terör örgütü mensuplarınca yapılan baskın sonucunda, davacıya ait 3 araba otun yandığının ve 4 adet büyükbaş hayvanın telef olduğunun belirlendiği; 5233 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi üzerine davacının büyükbaş hayvanlarının telef olduğu, otlarının yandığı, evinin zarar gördüğü ve bu olaylardan sonra güvenlik kaygısı nedeniyle köyden göç ederek 5 yıl süreyle malvarlığına ulaşamadığı iddialarıyla uğradığı zararın tazmini istemiyle davalı idareye başvurduğu, bu başvuru üzerine komisyon tarafından, davacıya, zarara uğrayan evi, ot yığınları ve telef olan büyükbaş hayvanları karşılığı 6.550 YTL ödeme yapılması, taşınmazlarına ulaşamadığına ilişkin iddiasının ise, köyde ikamet edenlerin bulunması nedeniyle sübuta ermediği yolundaki dava konusu işlemin tesis edildiği; bu işlem üzerine anılan Yasanın 12. maddesi gereğince hazırlanan ve “davalı idarece davacıya nakden 6.550YTL ödeneceği, davacının da komisyonun tespitine esas olayla ilgili olarak uğradığı zararının tamamının karşılanmış olduğu” hususlarını içeren sulhnamenin taraflarca imzalandığıİ; bundan sonra davacı tarafından, 5 yıl süreyle malvarlığına ulaşamaması nedeniyle uğradığı zarara ilişkin isteminin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, söz konusu işlemin malvarlığına ulaşamaması nedeniyle uğradığı zarara ilişkin kısmının iptali ile bu zarar karşılığı 10.000 YTL maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda; dava konusu olayda, komisyon tarafından, davacının başvurusunda yer alan 4 zarar kaleminden ( 4 adet büyükbaş hayvanının telef olması, 3 araba otunun yanması, evinin zarar görmesi ve 5 yıl süreyle malvarlığına ulaşamaması ) sadece 3 tanesinin varlığının ( 4 adet büyükbaş hayvanının telef olması, 3 araba otunun yanması, evinin zarar görmesi ) kabul edilmesi sonucu ödenmesine karar verilen ve sulhnameye bağlanan 6.550 YTL'nin, sadece bu 3 kaleme ilişkin uyuşmazlığı çözümlemiş olduğunun; dolayısıyla davacının, komisyonca reddedilen diğer istemine yönelik olarak dava açma hakkının saklı bulunduğunun kabulü gerekmektedir.

Bu nedenle, İdare Mahkemesince, sulhnamenin imzalanması suretiyle uyuşmazlığın esastan çözümlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemektedir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Optimized with PageSpeed Ninja