Terör Olayları Sebebiyle Mal Varlığından Mahrum Kalan Vatandaşların Tazminat Hakları

Terör Olayları Sebebiyle Mal Varlığından Mahrum Kalan Vatandaşların Tazminat Hakları

Doğu ve Güneydoğu illeri başta olmak üzere yurt genelinde yaşamını mezra alanlarında sürdüren ve geçimini tarım ve hayvancılıktan sağlayan vatandaşlarımız, günümüzde artan terör olayları dolayısı ile doğup büyüdükleri evlerini, yaşamlarını ve işlerini kısacası hatıralarını ve umutlarını geride bırakıp, can güvenliği bakımından daha iyi koşullar sağlayan daha emniyetli kentlere göç etmek zorunda bırakılmaktadır.

 

Terör olayları sebebiyle göç etmek zorunda kalınan mezra alanlarında vatandaşlar manevi duygularının yanı sıra maddi değerlerini de geride bırakmaktadır. Göç ederek geride bırakmaya zorlandıkları malvarlıklarına ve taşınmazlarına ulaşamayan vatandaşlarımız ulaşamadıkları mal varlıkları dolayısı ile belirli veya belirlenebilir bir zarara uğramakta ve uğradıkları bu zararın devlet tarafından tazmin edilmesini ümit etmektedir.

 

Bu kapsamda illerde valilikler bünyesinde kurulan komisyonlara müracaat etmekte ve uğranılan zararın hesabı ile kendilerine ödenmesini talep edebilmektedirler. Burada vatandaşlarımıza düşen görev ulaşamadıkları menkul ve gayrimenkul malvarlıklarının tam ve doğru biçimde tespit edilebilmesi için gerekli bilgi ve belgeleri eksiksiz olarak ilgili komisyonlara iletmeleridir. Bu hususta evvelce tarihlerde verilmiş Danıştay 15. Dairesinin 07.12.2015 tarihinde vermiş olduğu 2012/7342 Esas ve 2015/8580 K. sayılı kararı da bu yöndedir. Anılan karar aşağıda sunulmuş olup, bu doğrultuda emsal teşkil etmektedir.

 

T.C.

DANIŞTAY

15. DAİRE

 

E. 2012/7342

 

K. 2015/8580

 

T. 7.12.2015

 

İstemin Özeti : Elazığ 1. İdare Mahkemesi'nin 17/04/2012 tarih ve E:2012/815; K:2012/492 Sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

 

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

 

Danıştay Tetkik Hakimi :

Düşüncesi :Tunceli İli, Nazimiye İlçesi, Kıl Köyü, Bekçiler Mezrası'nın terör olayları sebebiyle boşaltılmış olduğu anlaşıldığından, davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

 

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü:

 

 

KARAR : Dava, Tunceli İli, Nazimiye İlçesi, Kıl Köyü, Bekçiler Mezrası'ndan terör olayları sebebiyle göç etmek zorunda kalındığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararın 5233 Sayılı Kanun kapsamında ödenmesi isteminin reddine dair işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Elazığ 1. İdare Mahkemesince; adı geçen mezranın tamamen boşaltılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

 

Davacı tarafından hukuka aykırı olduğu ileri sürülen mahkeme kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

 

Terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler sebebiyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına dair esas ve usulleri belirlemek amacıyla yürürlüğe konulan 5233 Sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 2. maddesinin (d) bendinde; terör dışındaki ekonomik ve sosyal sebeplerle uğranılan zararlar ile güvenlik kaygıları dışında kendi istekleriyle bulundukları yerleri terk edenlerin bu sebeple uğradıkları zararlar, Kanun kapsamı dışında tutulmuş; aynı Kanun'un 7. maddesinde ise; a) hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar; b) yaralanma, sakatlanma ve ölüm hallerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri; c) terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler sebebiyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar, bu Kanuna göre sulh yoluyla karşılanabilecek zarar kalemleri arasında sayılmış; geçici 1. maddesinde ise, Kanunun uygulaması 18 yıl geriye yürütülerek 19.07.1987-27.07.2004 tarihleri arasında teröre maruz kalanların uğradıkları maddi zararlar da Kanun kapsamına alınmıştır.

 

5233 Sayılı Kanun'un yukarda aktarılan maddelerinin değerlendirilmesinden; kişilerin mal varlıklarına ulaşamamaları sebebiyle uğradıkları zararların 5233 Sayılı Kanun uyarınca tazmininin; köyün, idarece veya köy halkı tarafından tamamen boşaltılması şartına bağlı bulunduğu; 5233 Sayılı Kanun'un yürürlüğünden önce veya sonra, gerek güvenlik kaygısıyla, gerekse ekonomik ya da sosyal sebeplerle köylerini terk edenlerin mal varlıklarına ulaşamaması sebebiyle uğradıkları zararın, köyün idarece veya köy halkı tarafından tamamen boşaltılması halinde ve köyün boşaltılmasından köye dönüşe izin verildiği tarihe kadar geçen süreyle sınırlı olarak tazmininin mümkün olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

 

Dava dosyasının incelenmesinden; Elazığ 1. İdare Mahkemesince; İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğinin 28.9.2009 tarih ve 2336 Sayılı yazısı ekinde yer alan Tunceli İli genelindeki terör olayları sebebiyle boşalan yerleşim yerlerini gösteren listede davacının ikamet ettiği Kıl Köyü, Bekçiler Mezrası'nın terör olayları sebebiyle tamamen boşaltılmadığı, yerleşime açık olarak gösterildiği belirtilmişse de, Dairemizin E:2011/7750 esas sayılı dosyası ile aynı yere dair dairemizde bulanan diğer dava dosyalarının birlikte incelenmesi neticesinde, İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğinin anılan yazısına ekli listede, Kıl Köyü, Bekçiler Mezrası'nda üç nüfuslu bir hanenin bulunduğu bilgisine yer verildiği ve Zarar Tespit Komisyonunca da diğer dosyalarında davacı olarak bulunan şahıslara çeşitli miktarlarda tazminat teklifinde bulunulduğu görüldüğünden, Kıl Köyü, Bekçiler Mezrası'nın terör eylemleri sebebiyle tamamen boşaltıldığının kabulü gerekmektedir.

 

Bu itibarla davacının Bekçiler Mezrası'ndaki mal varlığına ulaşamamasından kaynaklanan zararının, idare tarafından gerekli araştırma ve inceleme yapılıp, anılan yerde davacının mülkiyetinde ya da zilyetliğinde mal varlığı olup olmadığı tespit edilerek, mal varlığı olduğunun tespiti halinde yerleşim yerinin boş kaldığı süreçte varsa zararlarının karşılanması gerekirken, eksik inceleme sonucu tesis edilen işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

 

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, 2577 Sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacı temyiz isteminin kabulüyle Elazığ 1. İdare Mahkemesi'nin 17/04/2012 tarih ve E:2012/815; K:2012/492 Sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 2577 Sayılı Kanun'un 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Call Now ButtonHemen ARA