Blog & Haberler

Süresi geçtikten sonra miras reddedilebilir mi?

Mirasbırakanın vefatıyla birlikte mirasçılar; taşınır, taşınmaz, para gibi pozitif anlamda bir mirasla karşılaşabileceği gibi mirasbırakandan kalan borçlarla veya her ikisiyle aynı anda karşılaşabilmektedir. Bu durumda ise miras hukukundaki bazı önemli kavram ve sürelerin mirasçılar tarafından bilinmesi büyük önem taşımaktadır. Zira külli halefiyet ilkesi gereğince mirasbırakan vefat ettiği takdirde, miras bırakanın mal varlığı tüm hak ve borçlarıyla birlikte mirasçılarına geçmektedir.

SÜRESİ GEÇTİKTEN SONRA MİRAS REDDEDİLEBİLİR Mİ ? (MİRASIN HÜKMEN REDDİ)

Mirasbırakanın malvarlığının tamamını oluşturan terekenin borcu alacaklarından çok daha fazla olduğunda ise mirasçılar ileride bir icra takibi veya alacak davasıyla karşılaşmamak için mirasın reddi yoluna gitmektedirler.

Mirasın reddi ise mirasın gerçek reddi ve mirasın hükmen reddi olarak ikiye ayrılmaktadır. (Mirasın gerçek  reddi konusundaki ayrıntılı bilgiye; Mirasın Reddi: Babanın Mirasının Reddi Halinde Babaanne veya Büyükbabanın Mirasından Pay Alınabilir Mi ? konulu yazımızdan ulaşabilirsiniz.) Biz bu yazımızda mirasın hükmen reddi ile mirasın hükmen reddine karar verilebilmesi için gerekli şartları incelemiş olacağız.

MİRASIN REDDİ SÜRESİ GEÇTİKTEN SONRA MİRAS REDDEDİLEBİLİR Mİ?

Bilindiği üzere mirasın reddi hakkı TMK 606 gereğince mirasçılara 3 aylık bir süre için tanınmıştır. Bu 3 aylık süre ise mirasçıların mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat edemezlerse mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri an itibariyle başlamaktadır. Bu süre ise hak düşürücü süre olup, bu süreyi kaçıran mirasçının artık mirasın gerçek reddi yoluna başvurması mümkün değildir.

Ancak bu durumun da TMK 605 f.2’de bir istinası bulunmaktadır. Bu hükme göre ölümü tarihinde mirasbırakanın aczi açıkça belliyse veya resmen tespit edilmişse, mirasın reddedilmiş sayılacağı hususu yani “mirasın hükmen reddi”dir.  Bu husus kanuni bir karinedir. Kanun mirasçının susmasına mirasın reddedileceği sonucunu yüklemiştir.

TMK Madde 605-“Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.”

MİRASIN HÜKMEN REDDİNİN KOŞULLARI NELERDİR ?

Mirasın hükmen reddinin yukarıda yer verdiğimiz kanun maddesine baktığımızda iki seçenekli bir koşulu bulunmaktadır. Bu ise ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczinin açıkça belli olması veya bu hususun resmen tespit edilmiş olmasıdır.

Öncelikle ödemeden aciz kavramının ne olduğunu açıklamamız gerekir. Zira ödemeden aciz olmak geçici bir nakit sıkışıklığı değildir. Terekenin borca batık olmasıdır. Terekenin borca batık olma durumu ise mirasbırakanın ölümü anında mevcut olan bır durum olmalıdır. Ancak bu bile yeterli değildir. Zira kanun maddesine baktığımızda bu hususun açıkça belli olması yada resmen tespit edilmiş olmasının arandığı görülecektir.

** Mirasbırakanın ödemeden aczinin resmen tespit edilmiş olmasına örnek olarak; mirasbırakan hakkında iflas kararı verilmiş olması, mirasbırakanın mallarının borç nedeniyle haczedilmiş olması, ölüm anında mirasbırakanın konkardato sürecinde olması vb.

Mirasbırakanın ödemeden aczinin açıkça belli olması ise mirasbırakanın aczinin en azından mirasbırakanın yaşadığı çevre, mirasçıları ve alacaklıları tarafından bilinmelidir.[1]

TEREKENİN İŞLEMLERİNİ YAPAN MİRASÇI HÜKMEN REDDEN FAYDALANABİLİR Mİ ?

Ret hakkının düşmesi başlıklı TMK Madde 610/2 ‘ye baktığımızda” Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez.”

Mirasçı, mirası kabul ettiğine yönelik hareketler yapar, tereke işlemleriyle ilgilenir veya terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan yönetimsel işlemler yaparsa mirası red hakkı ve dolayısıyla da hükmen red karinesinden faydalanma hakkı ortadan kalkacaktır.

HÜKMEN REDDİN SONUÇLARI NELERDİR ?

Hükmi red karinesinden faydalanan mirasçının, mirası açıkça reddetmesine gerek yoktur. Yukarıda yer verdiğimiz koşulların gerçekleşmesi halinde, mirasçı mirası reddetmiş sayılır.[2] Hükmen reddin tespiti mirasçı tarafından her zaman talep edilebilir.

Yargıtay 14.HD.,7.6.2017,11651/4845; “ Dava,TMK’nun 605/2. maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.(TMK m.605/2) Mirasçılar Türk Medeni Kanunu’nun 610. maddesinde yazılı aykırılık da bulunmadıkça yani zımnen mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça her zaman murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebilir. “

HÜKMEN REDDİN TESPİTİ MİRASÇILARA KARŞI AÇILAN ALACAK DAVASINDA İLERİ SÜRÜLEBİLİR Mİ?

Mirasçılar, hükmi reddi mirasbırakanın alacaklıları tarafından kendilerine karşı açılan bir alacak davasında itiraz yoluyla da ileri sürebilirler. Bu durumda hükmi ret itirazı, aynı davada incelenip değerlendirilir. Mirasçılar aleyhine başlatılan bir icra takibinde de hükmi ret yine itiraz yoluyla ileri sürülebilir. Bu durumda mirasçılar, ayrıca bir tespit davası açmak zorundadırlar. [3]

HÜKMEN REDDİN KOŞULLARININ GERÇEKLEŞTİĞİNİN İSPAT YÜKÜ KİMDEDİR ?

Hükmen reddin koşullarının gerçekleştiğinin ispat yükü mirasçılardadır. Ancak hükmi red bir karinedir ve aksini de mirasbırakanın alacaklıları ispat edebilir.

Hükmi ret karinesinden mirasbırakanın bütün mirasçıları yararlanır. Başka bir deyişle mirasbırakanın bütün mirasçıları, mirası reddetmiş sayılır. Bu nedenle hükmi ret halinde, en yakın mirasçıların tamamı tarafından mirasın reddedilmesine benzer bir durum ortaya çıkar ve miras iflas hükümlerine göre tasfiye edilir.[4]

Sonuç olarak mirası red süresi geçtikten sonra da mirasın reddedilmiş sayılacağı yönündeki hak kanuni bir karineyle mirasçılara tanınmıştır. Bunun için yukarıda yer vermiş olduğumuz olumlu ve olumsuz koşulların gerçekleşmiş olması gerekmektedir.

Bu koşullar gerçekleştikten sonra mirası kabul etmemiş tüm mirasçılar bakımından hükmen red gerçekleşir ve mirasçılar borca batık terekenin borçlarından sorumlu olmazlar. Miras ise iflas hükümlerine göre tasfiyeye girerek mirasbırakanın alacaklılarına alacakları oranında ödeme yapılır.

 

  • [1] HELVACI, s.195
  • [2] BİRİNCİ UZUN s. 128
  • [3] BİRİNCİ UZUN s. 129
  • [4] KOCAYUSUFPAŞAOĞLU, s.622;İMRE/ERMAN, s.358; HELVACI, s.200.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir