Ankara Arabulucu

Kayı Hukuk ve Danışmanlık Bürosu Kurucu Avukatı Oğuzhan Kara, 9 Haziran 2017 tarihinde Arabuluculuk sicil kaydını tamamlamış olup, büromuzda bu alanda da etkin, bilgili ve deneyimli hizmet sunulmaktadır.

 

Arabuluculuk Nedir?

Arabuluculuk gelişmiş hukuk sistemine sahip ülkelerde sıkça kullanılan bir "Alternatif uyuşmazlık çözümü" yöntemidir. Arabuluculuk; tarafların içinde bulundukları uyuşmazlığın mahkemeye gitmeden ya da mahkeme yönlendirmesiyle tarafsız bir üçüncü kişiden yardım alarak çözümlenmesidir. Esnek ve etkili olması sebebiyle arabuluculuk iş yaşamı, aile, okul ve hatta milletler arası uyuşmazlıklarda bile uyuşmazlığın çözümünde hızlı bir yol olmuştur. Aralarındaki uyuşmazlığı, kendi istekleriyle ya da bir mahkemenin önerisi ile arabulucunun eşliğinde çözmeye karar veren taraflar, uyuşmazlık konusunu arabulucuya ileterek, tamamen tarafsız, ön yargı ve yargıdan uzak bir arabulucu eşliğinde, sorunlarını tartışma ve kendileri için en iyi çözümü, bulma fırsatı elde ederler.

 

İş Mahkemelerinde Arabulucuya Başvurma Zorunluluğu

İş mahkemelerinin kuruluş, görev, yetki ve yargılama usulünü  düzenleyen İş Mahkemeleri Kanunu Tasarısı, TBMM’de kabul edilerek yasalştı.

Arabuluculuk Kanunu’na göre: İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. İş mahkemesi kurulmayan yerlerde ise iş mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince bakılır.

Kanunda dikkat çeken unsur ise arabuluculuk kavramının dava şartı olarak kanunda yer bulması. Buna göre bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olacaktır. Yani bu davalarda arabulucuya başvurmadan dava açmak mümkün olmayacaktır.

Arabulucuya başvurma zorunluluğu için iş ilişkisinden kaynaklanan bir alacak ya da tazminat talebinin olması gerekmektedir. Bu tazminat ve alacakların içerisine, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücretleri gibi alacak kalemleri girmektedir. İşçinin işyerindeki, işverene ait mal veya malzemelere zarar vermesinden doğan tazminat talepleri ile işçi ve işverenin birbirlerine hakaret etmekten kaynaklanan tazminat talepleri de zorunlu arabuluculuk kapsamında yer almıştır.

Arabuluculuk faaliyetinden bir sonuç alınamaması halinde anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklenmesi gerekmektedir.    Dosyaya eklenmemesi halinde mahkeme tarafından davacıya bir hafta kesin süre verilerek eksik tutanağın eklenmesi aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilecektir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise mahkeme tarafından dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilecektir.

Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir.