Mal Paylaşımı Davası Boşanma Davası İle Birlikte Açılabilir Mi?

Mal Paylaşımı Davası Boşanma Davası İle Birlikte Açılabilir Mi?

Boşanma davalarında velayet ve nafakadan sonra en çok malların paylaşılması hususu gündeme gelmektedir. Yıllarca birlikte kazanılan malların boşanma sonrasındaki durumu mal paylaşımı davası ile belirlenmektedir. Bu sebeple bu davanın ne zaman açılabileceği konusu da önem arz etmektedir.

Mal paylaşımı konusu velayet, nafaka tazminat gibi boşanmanın feri unsurları arasında sayılmamakla beraber boşanmanın önemli sonuçlarından biridir. Mal paylaşımı davasında karar verilmesinin ön koşulu (dava şartı) mal rejiminin sona ermesidir. Mal rejiminin sona ermesinin esas sebebi ise boşanmanın gerçekleşmesidir.

Boşanma davasının kabul edilmesi şartıyla, boşanma davasının açıldığı tarihte mal rejiminin sona ermiş sayılmaktadır. Bu sebeple aynı dilekçe ile hem boşanma hem de mal paylaşımı davası açılabilmektedir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere bir boşanmanın varlığı söz konusu olduğu için, boşanmanın gerçekleşmesi mal paylaşımı konusu için bekletici mesele olacaktır. Yani mal paylaşımı konusunda karar vermek için öncelikle boşanma davasının kabul edilmesi beklenecektir.    

Yargıtay 2 Hukuk Dairesi 14.3.2005 tarihli 2005/1920 E. 2005/3866 K. sayılı kararında:

“Medeni Kanunun 227. maddesi; eşlerden birinin diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunması halinde, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artış payını katkısı oranında isteyebileceğini hükme bağlamıştır. Bu katkının istenebilmesi için edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesi zorunludur. ( MK. md. 214/2 ) Boşanma davası halen sonuçlanmamıştır. Mahkemece değer artış payına yönelik dava tefrik edilip, boşanma davasının sonucu beklenip, deliller değerlendirilip karar verilmesi gerekirken, dava şartı oluşmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.” Demek suretiyle bekletici mesele yapılması gerektiğini belirtmiştir.

            Yukarıda izah edildiği üzere her iki dava birlikte açılabilir ancak hakim iki dosyayı ayırıp yeni bir esas vermek suretiyle boşanma davasını mal paylaşımı davası için bekletici mesele yapacaktır.

Yargıtay ilamının tam hali aşağıda verilmiştir:

T.C.

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

E. 2005/1920

K. 2005/3866

T. 14.3.2005

BOŞANMA DAVASI ( Katkının İstenebilmesi için Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Sona Ermesinin Zorunlu Olması Nedeniyle Değer Artış Payına Yönelik Davanın Tefrik Edilip Boşanma Davasının Sonucunun Beklenilmesi )

EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ ( Katkının İstenebilmesi için Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Sona Ermesinin Zorunlu Olması )

MAL PAYLAŞIMI ( Eşlerden Birinin Diğerine Ait Bir Malın Edinilmesine İyileştirilmesine veya Korunmasına Katkıda Bulunması Halinde Tasfiye Sırasında Bu Malda Ortaya Çıkan Değer Artış Payını Katkısı Oranında İsteyebilmesi )

BEKLETİCİ MESELE ( Mahkemece Değer Artış Payına Yönelik Dava Tefrik Edilip Boşanma Davasının Sonucu Beklenip Bunun Sonucuna Göre Karar Vermesinin Gerekmesi )

4721/m.214,227

ÖZET : Medeni Kanunun 227. maddesi; eşlerden birinin diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunması halinde, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artış payını katkısı oranında isteyebileceğini hükme bağlamıştır. Bu katkının istenebilmesi için edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesi zorunludur. ( MK. md. 214/2 ) Boşanma davası halen sonuçlanmamıştır. Mahkemece değer artış payına yönelik dava tefrik edilip, boşanma davasının sonucu beklenip, deliller değerlendirilip karar verilmesi gerekirken, dava şartı oluşmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kocanın kabul edilen boşanma davası, manevi tazminat, kişisel ilişki ve değer artış payı yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle kadının usulüne uygun açılmış bir boşanma davası bulunmamasına ve kocanın bu yönü temyiz etmemiş olmasına göre davalının ( kadının ) aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- Koca bu dava ile birleşen Küçükçekmece Aile Mahkemesinin 2003/3555 esas sayılı davasında 13.09.1996'da eşi adına tescil edilen Halkalıdaki daireye 1/2 oranda 17.08.201'de alınan büroya ise beşbin dolar katkı yaptığını belirterek bu katkının karşılığı 29.500.000.000 liranın tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Medeni Kanunun 227. maddesi; eşlerden birinin diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunması halinde, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artış payını katkısı oranında isteyebileceğini hükme bağlamıştır. Bu katkının istenebilmesi için edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesi zorunludur. ( MK. md. 214/2 ) Boşanma davası halen sonuçlanmamıştır. Mahkemece değer artış payına yönelik dava tefrik edilip, boşanma davasının sonucu beklenip, deliller değerlendirilip karar verilmesi gerekirken, dava şartı oluşmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün ikinci bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, kararın bozma kapsamı dışında kalan yönlerinin ise ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.03.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

KAYNAKÇA : KAZANCI ELEKTRONİK VE BASILI YAYIMCILIK A.Ş.

Yargıtay 2 Hukuk Dairesi E. 2005/1920 K. 2005/3866 T. 14.3.2005

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Optimized with PageSpeed Ninja