Blog & Haberler

Koronavirüs nedeniyle işten çıkarılma – İşçi Ve İşveren Hakları

Koronavirüs (Covid-19) Çin’de ortaya çıkan ve yapılan araştırmalar sonucu 13 Ocak 2020’de tanımlanan bir virüstür. DSÖ tarafından küresel çapta bir salgın (pandemic) olarak ilan edilen bir hastalıktır. Dünya çapında olduğu gibi ülkemizde de birçok alanda özellikle de çalışma hayatında ciddi bir tahribata yol açacak gibi görünüyor. Alınan çok önemli tedbirler var ancak çok daha fazlasının alınması gerekmekte.

Lokanta, restoran, cafeler, güzellik salonları, kuaförler ve berberler kapatıldı. AVM’lerin önemli bir kısmı faaliyetlerini durdurdu. Hizmet sektöründe faaliyetler durdu. Konuştuğum birçok işveren en fazla bir ay idare edebilirim, bir aydan sonra ne yapacağımı bilmiyorum, işten çıkarmalara başlayabilirim diyor.

TÜİK 2019 verilerine göre istihdam edilenlerin %56’sı hizmet sektöründe çalışıyor ve bunların işsiz kalması çok yüksek bir ihtimal. Yine turizm sektöründe çalışan binlerce çalışanın da salgından etkileneceği muhakkak.

Milletçe kenetleneceğimizi, bu süreçte işverenlerin de işçilerin de elini taşın altına koyacağını düşünüyorum. Ama işveren de belli bir süre dayanabilecektir. İşçiler/çalışanlar ise çoğu hak ve hukukunu yeteri kadar bilmiyor.

Neticede salgın hastalığın hukuk düzenimizde zorlayıcı neden olarak kabul edilmesi konuyu işveren tarafından istismar edilmeye müsait bir hale getirebilir. İşveren bu gerekçelerle hakkı kötüye kullanma yoluna gidebilir. Bu süreçte Devletimizin destek ve koruma tedbirlerini en azami seviyeye çıkarması, işverenlerin iyi niyetli olması ve işçilerin ise hak ve hukukunu daha iyi bilmesi gerekmektedir.

Peki bu süreçte işveren ne yapmalı ? İşçi ne yapmalıdır?

KORONAVİRÜS (COVİD-19) SEBEBİYLE İŞTEN ÇIKARILAN İŞÇİ HAK KAYBINA UĞRAYABİLİR

4857 sayılı İş Kanunu 25/3’e göre; işçiyi, işyerinde 1 haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması halinde, işverenin derhal fesih hakkı bulunmaktadır.

İşçiyi çalışmaktan alıkoyan nedenler işçinin çevresinde meydana gelmelidir. İş yerinden kaynaklanan ve çalışmayı engelleyen nedenler bu kapsama girmez.

Sel, kar, deprem, salgın hastalık nedeniyle karantina uygulaması zorlayıcı nedenlerdir. Bu sebeple Koronavirüs de bu kapsama girer. Bu durumda Koronavirüs sebebiyle İş Kanunu 25/3’e göre fesih yapan işveren, feshin haklı/geçerli fesih olduğunu ispat etmekle yükümlüdür.

Ama bu durumun istismar edilmeye müsait olduğunu, hakkın kötüye kullanılabileceğini gözardı etmemek gerekir. İşverenin bu durumda işçiye 1 hafta yarım ücret ödeme yükümlülüğü vardır. Fakat 1 hafta sonrasında iş akdini feshedebilir.

Bu durumda işçi ve işveren ihbar tazminatı talep edemez. En önemlisi de işçi, işe iade davası açamaz ve işe iade davasından kaynaklı haklarını isteyemez. Zira bu durumda işverenin yapacağı fesih geçerli fesih olacaktır.

Fakat işçi, kıdem tazminatına hak kazanabileceği gibi, yıllık izin ücreti alacağı ve ödenmeyen ücret alacakları varsa bunları talep edebilir.

Özetle işverenin bu durumu işçileri ile yollarını tazminat ödemeden ayırmak için fırsat olarak görmemesi, işçinin de haklarını iyi bilmesi gerekir.

30 Nisan 2020’e kadar tüm adli işlemlerde sürelerin durduğu bir dönem yaşayacağız. Belki bu süreç daha da uzatılacak. Bilindiği gibi yargıdaki iş yükünü azaltmak için getirilen ve gayet güzel işleyen bir arabuluculuk sistemi var. Bu sistem mahkemelerin iş yükünü önemli şekilde azalttı.

Ama bilinmelidir ki Koronavirüs salgınından kaynaklı sürecin iş hayatında meydana getirdiği tahribatların yeterince dikkate alınmaması hem arabuluculuk sisteminde hem de mahkeme sürecinde ciddi yığılmaya ve yoğunluğa yol açacaktır. Oldukça ciddi boyutlarda işçi çıkarmalarla karşılaşılabilir. Bu sebeple bunu önleyici tedbirler alınmalıdır.

İŞ SÖZLEŞMELERİNİN FESHİ YASAKLANMALIDIR

26.03.2020 tarihli 31080 (mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanan 7236 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına dair kanunda işyeri kiralarına ilişkin geçici maddede yer alan 01.03.2020 tarihinden 30.06.2020 tarihine kadar işleyecek işyeri kira bedellerinin ödenmemesi kira sözleşmelerinin feshi ve tahliye sebebi oluşturmaz hükmünün benzeri çalışanlar için de getirilmelidir. Bu süreçte iş akitlerinin feshedilmesinin önüne geçmek zorunlu bir hal almıştır.

NOT : Bu konuya ilişkin yazı dizimiz devam edecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir