Blog & Haberler

İşveren Tarafından Ücretsiz İzne Ayrılması İşçiye Haklı Nedenle Fesih Hakkı Vermez

17 Nisan 2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7244 sayılı Kanun’la birlikte daha önce 4857 Sayılı İş Kanunu’nda açıkça yer almayan ücretsiz izin kavramı artık hukuki bir zeminde düzenlenmiş oldu. Daha öncesinde ücretsiz yol izni ve analık izni kanunda yer almaktaydı ancak bunun dışında ancak tarafların anlaşmasıyla ücretsiz izin gündeme gelebilmekteydi. Bu konu Yargıtay kararları ile açıklanmış ve “ tarafların ücretsiz izinde anlaşmaları halinde, ücretsiz izin süresince iş sözleşmesinin askıda kalacağı” kabul edilmiştir.

Bu yazımızda öncelikle 4857 sayılı geçici madde -10’dan önceki ücretsiz izin uygulamasını ve daha sonra da kanunumuza eklenen geçici madde 10’da uygulama nasıl olacak onu inceleyeceğiz.

ÜCRETSİZ İZİN NEDİR?

Ücretsiz izin uygulaması iş sözleşmesinin askıya alınmasına ilişkin özel bir uygulamadır. Özellikle ekonomik kriz dönemlerinde işverenler, işçileri ücretsiz izne çıkararak, ekonomik konjonktürün işletme üzerindeki olumsuz etkilerini hafifletmeyi amaçlamaktadırlar. Öte yandan işçiler de özel işlerini halledebilmek için işverenlerinden ücretsiz izne ayrılmayı talep edebilirler.(Bknz. İş Hukukunda Ücretsiz İzin Uygulamaları Dergipark.org.tr)

Ücretsiz izin uygulamasıyla birlikte işçinin iş akdi askıya alınacak, işçi bu süre içerisinde çalışmayacak ve işveren de ücret ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyecektir. Yani iş akdi hukuken var olacak ancak buna ilişkin karşılıklı yükümlülükler ücretsiz izin süresince askıda kalacaktır.

  1. İŞ AKDİNİN SÖZLEŞMEYLE ASKIYA ALINMASI

İş sözleşmesi kural olarak her zaman tarafların karşılıklı rızasıyla askıya alınabilir. Ancak ücretsiz izinlerde, yeni iş bulmanın güçlüğü nedeniyle en azından hukuken işsiz kalmamakta, fiili olarak işsizliğin sonuçlarıyla yüzleşmektedir.

  1. İŞVERENİN ÜCRETSİZ İZNE ÇIKARMA ÖNERİSİ

İş Kanunu madde 22/1 ‘e göre işverence ücretsiz izne çıkarma önerisi yazılı olarak yapılmalıdır. İşçi bu öneriyi 6 işgünü içerisinde yazılı olarak kabul ederse iş akdi sözleşmeyle askıya alınmış olacaktır. İşçi tarafından bu süre içerisinde kabul edilmeyen öneri ise reddedilmiş sayılacaktır. Bu öneride, ücretsiz izne tabi sürenin geçici nitelikte yani makul bir süre olması gerekmektedir.

  1. İŞÇİNİN HAKLI NEDENLE FESİH HAKKI (GEÇİCİ MADDE-10DAKİ FARKLILIK İÇİN BKNZ. MADDE 6. )

İşverenin İşK. Madde 22’ye uygun şekilde yaptığı ücretsiz izin önerisi işçi tarafından kabul edilmiş ancak ücretsiz izin uygulaması “ belirli bir süreye” bağlanmamışsa, bu durum işçinin sınırsız bir süreyle ücretsiz izin uygulamasının son bulacağı günü beklemesi anlamına gelmemektedir. Özetle; ücretsiz izin uygulamasının “geçici makul süreyle” olması gerekmektedir. Yargıtay da taraflarca askıya alınmanın kabul edildiği ve ücretsiz izin süresi konusunda bir anlaşma olmadığı hallerde, makul sürenin aşılması durumunda işçinin sözleşmeyi haklı nedenle feshedebileceğini kararlaştırmaktadır.

  1. ÜCRETSİZ İZNE ÇIKARILMA ÖNERİSİNİN İŞÇİ TARAFINDAN KABUL EDİLMEMESİ

İşverenin İşK.madde 22 uyarınca yazılı olarak yaptığı ücretsiz izin önerisinin işçi tarafından 6 işgünü içerisinde kabul edilmemesi durumunda işveren işçileri ücretsiz izne çıkaramaz. Yani çalışma koşullarındaki bu esaslı değişiklik, işçileri bağlamayacaktır.

Bu durumda işverenin tek taraflı olarak ücretsiz izin uygulaması, işçilerin iş güvencesi kapsamında olup olmamasına göre haksız veya geçersiz fesih sayılacaktır.

  1. İŞ AKDİNİN ASKIYA ALINMASI NE DEMEKTİR ?

İş sözleşmesinin askıya alınmasıyla, bu sözleşmeden doğan temel borçlar yani iş görme borcu ile ücret borcu askıya alınmış olacaktır. Ücretsiz izin boyunca iş sözleşmesi devam eder ancak tarafların sözleşmeden doğan borçları bu süre için ertelenir.

  1. -YENİ DÜZENLEME- İŞ KANUNU GEÇİCİ MADDE-10 (ÜCRETSİZ İZİN UYGULAMASI)

Covid-19 salgını nedeniyle alınan önlemlerden birisi de 7244 sayılı kanun ile getirilmiş olan işverenin bu kanunun yayımlandığı tarih (17 Nisan 2020) itibariyle, işçilerin iş sözleşmesini ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı haller dışında 3 ay süreyle feshedememesidir. Ancak aynı kanunla, daha öncesinde 4857 sayılı İş Kanunumuzda açıkça düzenlenmiş olmayan ( ücretsiz yol izni ve analık izni hariç olmak üzere) ve ancak tarafların anlaşması ile mümkün olan ücretsiz izin kavramı yasal bir düzleme sahip olmuştur. 

  • ÜCRETSİZ İZİN UYGULAMASININ SÜRESİ NEDİR

7244 Sayılı Kanun ile 4857 Sayılı İş Kanunu’na eklenen geçici madde-10’a göre bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih olan 17 Nisan 2020 tarihi itibariyle, 3 aylık süre için, işveren işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabilecektir. Yani yeni düzenlemeye göre işveren tarafından yapılacak olan ücretsiz izin uygulamasının süresi 3 ayı geçemeyecektir. Fakat aynı maddenin 4. Fıkrasına göre buradaki 3 aylık süre Cumhurbaşkanı tarafından 6 aya kadar uzatılabilecektir.

 

  • ÜCRETSİZ İZNE AYRILAN İŞÇİ, İŞ SÖZLEŞMESİNİ BU NEDENLE FESHEDEBİLİR Mİ?

Yeni düzenlemeye göre, işveren tarafından ücretsiz izne ayrılmak, işçiye haklı nedene dayanarak sözleşmeyi fesih hakkı vermez. Yeni düzenleme öncesinde ücretsiz iznin ancak tarafların anlaşmasıyla olabileceğini, işçi tarafından ücretsiz izin önerisinin kabul edilmemesi durumunda işverenin tek taraflı olarak bunu uygulaması halinde haksız veya geçersiz fesih sayılacağını anlatmıştık. Yeni düzenlemeye göre ise işçi,  işveren tarafından tek taraflı olarak ücretsiz izne çıkarılabilecek, ücretsiz izne çıkarılması nedeni ile iş sözleşmesini feshetmek isteyen işçi (haklı nedenle iş sözleşmesini feshetmiş sayılmayacağından) kıdem tazminatını alamayacaktır.

  • ÜCRETSİZ İZNE AYRILAN İŞÇİYE YAPILACAK YARDIM MİKTARI NEDİR?

İşveren tarafından ücretsiz izin kullandırılan ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan işçilere yeni düzenlemeye göre, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı almamak kaydıyla, ücretsiz izinde bulundukları süre içerisinde günlük 39,24 TL (aylık 1.777,20 TL’ye tekabül ediyor) nakdi ücret desteği verilecektir.

Ücretsiz izne çıkarılıp, nakdi ücret desteğinden yararlananlardan genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi kapsamına girmeyenler, genel sağlık sigortalısı sayılacak, primleri ise işsizlik sigortası fonundan karşılanacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir