Hi, How Can We Help You?

İştirak Nafakasının Kaldı...

İştirak Nafakasının Kaldırılması – Azaltılması Mümkün Müdür?

İştirak nafakası boşanmış eşlerden çocuğun velayeti kendisinde olmayan eşin diğer eşe çocuğun eğitim, sağlık, sosyal hayat ve benzeri giderleri için aylık olarak ödediği nafakadır. Bu nafaka belirlenirken anne-babanın ekonomik durumları da göz önüne alınır.

Nafaka borçlusunun mali durumunun değişmesi, günün ekonomik şartlarının değişmesi hallerinde baştan kararlaştırılmış nafaka miktarı azaltılabilir, artırılabilir veya kaldırılabilir.

Türk Medeni Kanunu 331: Durumun değişmesi halinde hakim istem üzerine nafaka miktarım yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.

  • Peki, anlaşmalı boşanmada nafaka miktarı tarafların aralarındaki bir sözleşme ile belirlenmişse nafaka miktarı değiştirilebilir mi?

Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre ‘Türk Medeni Kanununun 176/4 hükmü gereğince; tarafların mali durumlarının değişmesi ve hakkaniyetin gerektirdiği hallerde irat şeklinde hükmedilen nafakanın azaltılmasına karar verilebilir. Aynı yasanın 331. maddesi uyarınca durumun değişmesi halinde hakim istem üzerine nafaka miktarım yeniden belirler. Bu bağlamda; iradın azaltılması için ya tarafların mali durumunun değişmesi ya da hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekir.

Nafaka iradi tarafların yaptıkları sözleşmeye dayansa bile indirilebilir. Sözleşenler eğer gelişmeleri baştan kestirebilselerdi, sözleşmeyi bambaşka koşullarla kurmuş olacakları söylenebiliyorsa ve beklenmeyen gelişme yüzünden sözleşmeye baştan kararlaştırılmış koşullarla olduğu gibi katlanmak taraflardan biri için özveri sınırının aşılması anlamına geliyorsa, nihayet, yasal ve sözleşmesel risk dağılımı çerçevesinde taraflardan sözleşmeye baştan kararlaştırılmış koşullarla bağlı kalmaları beklenemiyorsa, sözleşmeye hakimin müdahalesi gündeme gelir. O nedenle, işlem temelinin çökmesi veya tarafların mali durumlarının değişmesi irat şeklinde ödenmesine karar verilen nafakanın azaltılmasını gerektirebilir.[1]

Yüksek Mahkeme değişiklik yapılabileceğine karar vermiş olmakla birlikte bazı sınırlamalar getirmiştir.

  • Sözleşmeyle kararlaştırılmış ve tarafından onaylanmış olan iradın aradan çok az bir zaman geçtikten sonra indirilmesi isteminde bulunmak, hakkın kötüye kullanılması mahiyetini arz edebilir.
  • Bunun gibi sırf boşanmayı sağlayabilmek için, bilerek ve isteyerek mali gücünün üzerinde bir yükümlülüğü protokolle üstlenen kişinin sonradan bu yükümlülüğün kaldırılması ya da azaltılması yönünde talepte bulunması da iyi niyet, doğruluk; dürüstlük ve sözleşmeye bağlılık ilkeleri ile bağdaşmaz. Çünkü kendi kusuru ile mali imkanlarını zorlayan tarafın TMK’nın  maddesinden yararlanması söz konusu olamaz.
  • Mahkemece, sözleşmeye müdahale edilirken, sözleşme konusu nafakaların yasal yükümlülükten kaynaklanması ve verilme amacı da göz önünde tutulmalıdır.[2]

[1]Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2015/13977 K. 2015/20268 T. 15.12.2015

[2] Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2014/13165 E. , 2015/253 K.

Paylaş

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir