Hangi Durumlarda Temsil Kayyımı Atanır? Türk Medeni Kanununda Kayyımlık Müessesesi Ne Şekilde Düzenlenmiştir?

Hangi Durumlarda Temsil Kayyımı Atanır? Türk Medeni Kanununda Kayyımlık Müessesesi Ne Şekilde Düzenlenmiştir?

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nda kayyımlığı gerektiren haller düzenlenmiştir. Kayyımlık hakkındaki hükümler Türk Medeni Kanunu’nun 426.-431. Maddeleri arasında tek tek sayılmıştır. Bu maddelere göre, kayyımlık 3 kalem halindedir. Bunlar; temsil, yönetim ve istek üzerine kayyımlıktır. Kayyımlık, bireylerin fiil ehliyetlerini sınırlandırmadan, mağduriyetlerini önlemek amacıyla düzenlenmiştir. Buna göre bireylerin belirli işleri, mal varlığı veya bir malın yönetimi kayyımlık kurumu aracılığıyla yerine getirilmektedir. Kayyımlık, vesayet makamı( sulh hukuk mahkemesi) tarafından atanmaktadır. Türk Medeni Kanununun 426.maddesinde  ‘..Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa’ temsil kayyımlığı hususu düzenlenmiştir. Buna göre kısıtlı ile vasi arasındaki menfaat çatışmasının olup olmadığı araştırılması ve buna göre temsil kayyımı atanması gerekir.

T.C YARGITAY 8.Hukuk Dairesi Esas: 2017 / 9069 Karar: 2017 / 3294 Karar Tarihi: 09.03.2017 tarihli kararında bahsi geçen hususa ilişkin emsal karar verilmiştir.Buna göre; ‘3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun'un 2/1. maddesinde “4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 427. maddesine göre, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, vesayet makamı; bu kimselerin malları üzerinde Hazine'nin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını, mahallin en büyük mal memurluğundan araştırır. Hazine'nin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması hâlinde, mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı tayin eder. ''Türk Medenî Kanunu'nun 426. maddesinde ise "Vesayet makamı, ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa, yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı atar.'' hükümleri mevcut Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde kayyım tayin edilmesi istenilen …'ın … Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 24.01.2013 tarih 2011/434 Esas 2013/57 Karar sayılı dosyasında Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi gereği kısıtlanmasına, …'ın vasi olarak tayinine karar verildiği ve vasinin vasilik görevine devam ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece … Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/434 Esas sayılı dosyası getirtilip kısıtlı ile vasi arasında anılan dava konusunda menfaat çatışmasının olup olmadığı araştırılarak, menfaat çatışmasının tespit edilmesi halinde kısıtlıya Türk Medeni Kanunu'nun 426. maddesi uyarınca temsil kayyımı atanması gerekirken yeterli araştırma yapılmadan davanın kabulü doğru görülmemiştir’ şeklinde karar verilmiştir.

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Call Now ButtonHemen ARA