Hangi Durumlarda İstinaf Yoluna Başvurulabilir?

Hangi Durumlarda İstinaf Yoluna Başvurulabilir?

İstinaf mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinde faaliyete geçmesi ile birlikte artık ilk derece mahkemelerinde yapılacak yargılamadan sonra ikinci derece olarak istinaf mahkemelerine başvurulacak, üçüncü derece olarak da temyiz yoluna başvurulabilecektir.

                       

HANGİ HALLERDE İSTİNAF YOLUNA BAŞVURULABİLECEKTİR?

HMK 341. Maddesine göre istinaf yoluna başvurulabilecek kararlar şunlardır:

 (1) İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.

(2) Miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.

(3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda binbeşyüz Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.

(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.

(5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir.

İstinaf dilekçesinde bulunması gereken unsurlar ise şunlardır: HMK 342.  Maddeye göre: (1) İstinaf yoluna başvurma, dilekçeyle yapılır ve dilekçeye, karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir.

(2) İstinaf dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:

a) Başvuran ile karşı tarafın davadaki sıfatları, adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve adresleri.

b) Varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri.

c) Kararın hangi mahkemeden verilmiş olduğu ve tarihi ile sayısı.

ç) Kararın başvurana tebliğ edildiği tarih.

d) Kararın özeti.

e) Başvuru sebepleri ve gerekçesi.

f) Talep sonucu.

g) Başvuranın veya varsa kanuni temsilci yahut vekilinin imzası.

(3) İstinaf dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmayıp, 355 inci<ı> madde çerçevesinde gerekli inceleme yapılır.

            Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere istinafa başvuru sebepleri ve gerekçelerinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir, bu hususta kamu düzenine aykırılık halleri sadece resen bölge adliye mahkemesince gözetilecektir.

 

MADDE 343- (1) İstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemeye veya başka bir yer mahkemesine verilebilir. İstinaf dilekçesi hangi mahkemeye verilmişse, o mahkemece bölge adliye mahkemesi başvuru defterine kaydolunur ve başvurana ücretsiz bir alındı belgesi verilir.

(2) Kararı veren mahkemeden başka bir mahkemeye verilmiş olan istinaf dilekçesi, bu mahkemece yukarıdaki fıkraya göre işlem yapıldıktan sonra kararı veren mahkemeye örnekleriyle birlikte gönderilir. Bu durum derhâl mahkemesine bildirilir.

(3) İstinaf yoluna başvurma tarihi konusunda 118 inci madde hükmü uygulanır.

(4) Dosya, kararı veren mahkemece, istinaf dilekçesinde gösterilen daire ile bağlı kalınmaksızın, ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilir.

Harç ve giderlerin yatırılması

MADDE 344- (1) İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.

 

İstinaf yoluna başvururken kural olarak hukuki yararın bulunması gereklidir. Ancak HMK 348. Maddeye göre katılma yoluyla da başvuruda bulunulabilir.

Başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir.

(2) İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir.”

İstinaf yoluna başvuru süresi

MADDE 345- (1) İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.

 

İSTİNAF BAŞVURUSUNUN SONUÇLARI

İstinaf başvurunda bulunularak ilk derece mahkemesinin kararının kesinleşmesini engellenecektir. İstinaf başvurusuyla birlikte bölge adliye mahkemesinde yeniden yargılama yapılarak yeni bir karar da verilebilecektir. (Pekcanıtez, Atalay, Özekes, 2013, 530).

Temyiz incelemesinden farklı olarak istinafta hâkim hem maddi yönden hem de hukuki yönden bir denetim yapacaktır. Temyiz yolunda hâkim sadece hukuki yönden denetim yapıp incelenen kararı onanmasına ya da bozulmasına karar verirken istinaf kanun yolu ile hâkim sadece hukuki denetim yapmayacak somut olayı maddi yönden de inceleyerek yeni bir karar verebilecektir. İstinaf başvurunda bulunulması kural olarak icrayı durdurmayacaktır. Ancak İİK 36. Maddesine göre icranın durdurulmasını istemek mümkündür. (Pekcanıtez, Atalay, Özekes, 2013, 530).  HMK 350. Maddesi uyarınca da Başvurunun icraya etkisi:

  1. İstinaf yoluna başvurma, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına kararı verilemez.
  2. Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.

 

İstinaf kanun yolunda ilk olarak ön inceleme daha sonrasında da asıl inceleme yapılacaktır. Ön incelemede ise: HMK 352. Maddesine göre:

Ön inceleme: “(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda;

-incelemenin başka bir dairece yapılması gerektiği,

-kararın kesin olduğu, başvurunun süresi içinde yapılmadığı,

-başvuru şartlarının yerine getirilmediği, başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında öncelikle gerekli karar verilir. Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır.”

 

       Asıl incelemenin nasıl yapılacağı ise HMK 354-360. Maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Asıl İnceleme:

(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince inceleme, davanın özelliğine göre heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır.

 

(2) İnceleme sırasında gereken hâllerde başka bir bölge adliye mahkemesi veya ilk derece mahkemesi istinabe edilebilir.

 

Bölge Adliye Mahkemelerinde inceleme yapılırken ilk derece mahkemesinde yapılması mümkün olan bazı işlemler yapılamaz. Buna Göre 357. Madde uyarınca:

 

Yapılamayacak işlemler

(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde karşı dava açılamaz, davaya müdahale talebinde bulunulamaz, davanın ıslahı ve 166 ncı maddenin birinci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere davaların birleştirilmesi istenemez, bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz.

 

(2) Bölge adliye mahkemeleri için yetki sözleşmesi yapılamaz.

 

(3) İlk derece mahkemesinde usulüne uygun olarak gösterildiği hâlde incelenmeden reddedilen veya mücbir bir sebeple gösterilmesine olanak bulunmayan deliller bölge adliye mahkemesince incelenebilir.

 

 

DURUŞMA YAPILMASINA GEREK OLMAYAN HALLER NELERDİR?

HMK 353. MADDESİNE GÖRE:

(1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa;

a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir:

1) Davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması.

2) İleri sürülen haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması.

 

3) Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması veyahut mahkemenin bölge adliye mahkemesinin yargı çevresi dışında kalması.

4) Diğer dava şartlarına aykırılık bulunması.

5) Mahkemece usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına, merci tayinine karar verilmiş olması.

6) Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması.

b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak;

1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine,

2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında,

3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir.

İSTİNAF BAŞVURUSU SONUCUNDA VERİLECEK KARAR TÜRLERİ

  • Eğer yerel mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygunsa istinaf talebinin reddine karar verilecektir. Yine 352. Madde de sayılan haller varsa da istinaf talebi reddedilecektir.
  • İstinaf başvurusunun kabulü ve haklı olması halinde ise 3 ihtimal söz konusu olacaktır.
  1. İlk derece mahkemesinin kararını kaldırarak gönderme kararı vermesi

353. maddenin 1-a bendi uyarınca sayılan hallerde duruşma yapmayarak dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verebilecektir. Örneğin: Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması veyahut mahkemenin bölge adliye mahkemesinin yargı çevresi dışında kalması halinde gönderme kararı verecektir. ((Pekcanıtez, Atalay, Özekes, 2013, 537)

2.     İlk derece mahkemesinin kararını kaldırarak Davanın kısmen ya da tamamen kabulüne karar verilmesi hali

Bölge adliye mahkemesi işin esasına girerek karar vermesi gerekmekte olup örneğin yerel mahkeme davayı reddetmesi halinde eğer karar hukuka aykırı ise mahkemenin kararını kaldırarak davanın tamamen kabulüne karar verebilecektir. Burada Bölge adliye mahkemesi temyizden farklı olarak yeniden karar verebilme imkânı vardır. (Pekcanıtez, Atalay, Özekes, 2013, 538)

  1. İlk derece mahkemesinin kararını kaldırarak davanın reddine karar verilmesi

Eğer istinaf mahkemesi işin esasına girerek inceleme yaptıysa ve yerel mahkeme davanın kısmen ya da tamamen kabulüne karar vermesi halinde; istinaf sebepleri çerçevesinde verilen bu karar doğru bulunmadığı takdirde yeniden yapılacak asıl inceleme sonucunda davanın reddine karar verilebilecektir.

 

KAYNAKÇA

 

  1. Pekcanıtez, Hakan; Atalay Oğuz; Özekes, Muhammet. Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı.  Ankara. Yetkin Yayınevi.

 

Yukarıda yazılanları özetleyecek olursak;

Kanun yolları HMK 341. Madde-361. Madde vd. düzenlenmiş olup olağan ve olağanüstü kanun yolları vardır. Olağan kanun yolları temyiz ve istinaftır.

 

  1. 20 Temmuzdan sonraki başvurulardan sonra karar düzeltme yolu kalkıyor, bu tarihe kadar yapılacak temyizlerde ise karar düzeltme yolu olacaktır. Kanun yollarının zaman bakımından uygulamasını HMK geçici 3. Madde açıklamaktadır ve bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihi ilan edilinceye kadar 1086 sayılı kanunda yer alan hükümler uygulanacaktır.  

 

2) 20 Temmuz 2016 tarihinden itibaren bölge adliye mahkemeleri göreve başlıyor. 19 Temmuza kadar yapılacak kanun yolu ise 1086 sayılı kanundaki temyiz yoludur.( süre 15 gün )

 

3) Süre dolmadan taraflardan biri temyiz diğeri istinaf yoluna gitmişse istinaf taraflar için bir haktır. Dosya istinafa gidilmelidir. Ama ağırlıklı görüş Yargıtay’a gideceği yöndedir.

 

4) 19 Temmuzda temyiz yoluna gidildi bozuldu geldi. Mahkeme yeniden karar verdi ise bu karar yine aynı kanun yoluna yani temyize gider. ( karar kesinleşmeye kadar)

 

5) BAM mahkemeleri ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakacağı davalar var. 20 Temmuzdan sonra tahkime ilişkin olarak görevli Bölge Adliye mahkemesi olması gerekmektedir.

 

6) HMK da kabul edilen istinaf durumlarında istinafa ilişkin madde 355 de istinaf incelemesi dilekçede belirtilen hususlarla sınırlı olarak yapılır. (Yani hangi sebeplerle istinaf yoluna giderse sebeplerle inceleme yapılır. Ancak kanun düzenine aykırılık varsa resen dikkate alınır )

 

 7) HMK 353 md. ‘duruşmalı istinaf incelenmesi kuraldır. Ama usule ilişkin hususlar ile esasa ilişkin bazı hususlarda duruşma yapılmadan istinaf mümkündür. İstinaf bu haliyle hüküm mahkemesidir. Yeniden hüküm verilir.

            8) İstinaf aşamasında bazı işlemler yapılamaz. ( HMK md 357 )

                       – karşı dava açılamaz

                       – davaya müdahale talebi de olmaz

                       – ıslah yasaktır

                      – birleştirme yasaktır 

                      – ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenmez. Yeni delillere dayanılamaz. ( taraflar rıza gösterse bile dinlenmez)

9) Mahkeme kararında ki usule ve esasa ilişkin hataları tespit ederek istinaf yoluna gidilmelidir.

10) İlgili bölge adliye hukuk mahkemesinin verdiği kararlara karşı temyiz yoluna gidilecektir?

    – İlk derece mahkemesi de BAM de hüküm mahkemesidir.( olayları inceler ve hukuka uygunluk denetimi yapar. (vakıa denetimi yapılacaktır)

   – fakat temyiz aşamasında sadece hukuka uygunluk denetimi yapılır.(yani vakıaya bakılamaz. Yargıtay sadece uygulanacak norm doğru mu değil mi buna bakacaktır )

11) 367 md BAM kesin olan kararlarına karşı Yargıtay a temyiz edilemeyecek  kararlar ) içtihat farklılığı varsa Yargıtay İBK başvurulması gerekmektedir. Kesin olmayan kararlara karşı zaten temyiz yoluna ( içtihat farklılığı olmaz)

12) kesinleşme sınırı 25.000 TL dir.

13) AİH mahkemesine göre istinaf bu yol olmamalıdır. Başvuru kolaylaştırılmalıdır.

14) Hangi tür kararlarla karşı istinafa başvurulur? Md 341  

         -ilk derece mahkemesinin kararlarına karşı

         -geçici korumalarda ( ihtiyatı haciz ve tedbir talebinin reddi ile bu taleplerin kabulüne karşı istinafa gidilebilir veya değişiklik verilse de 

         Davada hâkim ara kararda ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı vermişse istinafa gidilir. ( yalnızca ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirle sınırlıdır)

         – Bugün için 1500 TL nin üzerindeki uygulamalarda istinafa gidilebilir. Kısmı dava açtığımız zaman 1000 TL den açıldı reddedilirse ne olur. İstinaf dava 100 TL den açılmış olsa da istinafa gider. 1000 TL den  9000 TL si reddedildi ise 1000 TL için istinafa gidilmez.

15) İstinaf sebepleri kanunda özel olarak düzenlenmiştir. Ama md 352; 353; 355. maddeler

Kanunda özel olarak düzenlenmemiş ama md 342 md 352 md 355 önemli

16) Ara kararlara karşı (geçici kararlar hariç ) ve maddi hatalara karşı istinafa gidilemez.

17) Başvuru süresi md 345 

      Süre 2 haftadır. ( 15 gün değildir)

Gün olarak hesaplamalarda başladığı gün ve bittiği gün hesaba katılmaz. Ama haftalık hesaplarda başladığı günün  2 hafta sonrası süre dolar. Süre tebliğiyle başlar.   

Süre kaçırılmışsa eski hale getirme istenebilir.

     Kararı veren mahkemeye istinaf dilekçesi sunulur. Fakat o mahkemede yönlendirmek üzere başka mahkemeye sunulur.

     İstinaflarda dilekçe aşaması vardır. (istinaf – cevap dilekçesi )

     Katılma yoluyla istinaf yapılabilir.

18) İstinaf dilekçelerinde bulunmaması gereken hususlar MD 342 de yer alır.

19) İstinaf başvurusu üzerine tebliğ giderleri harç ve giderler yatırılmalıdır.  Kararın niteliğine göre maktu veya nisbi harç yatırılır. Karşılanmamışsa bir haftalık süre verilir. (1. Sayılı yasa harçlar tarifesine göre )

20) Ankara da BAM da istinaf  hukuk dairesi belirlendi. Dosya buraya gönderildi.

21) dosya gelince BAM öncelikle ön inceleme yapar. Buradaki ön inceleme ilk derece mahkemeden farklıdır.

        Aidiyet Yönünden inceleme yapılır. (hukuk dairesinin görev alanına giriyor mu? Girmiyor mu? Giriyorsa gönderme kararı verilir.

           Başvuru koşulları yönünden inceleme yapılır. Nihai kararlar mı değil mi bu yönden inceleme yapılır.

          Harç ve giderler karşılanmış mı bunlara bakılır. Ön incelemede inceleme yapıldıktan sonra ya başvuru reddedilir tamamsa istinaf başvurusu incelenir.

         22) BAM de tetkik hakimi yoktur . ön incelemeyi kim yapar? ( Davanın özelliğine göre heyetçe veya görevlendirilecek üye tarafından yapılır)

        23) İnceleme BAM da kurul olarak duruşmalı yapılacaktır. Md 353 de sayılan haller dışında

         Duruşma günü taraflara tebliğ edilir. Duruşmaya gidilmezse ne olacak? MD 150 uygulanacak mı? Uygulanmayacak mı? md 358 bunun cevabını veriyor. Çıkarılan davetiyede gelmezlerse tahkikatın yokluklarında yapılacağı Ve avans yatırılması istenir. Buradaki avansın tarifesi miktar belli değildir. Takdiri ilgili dairenindir.

         Duruşmaya taraflar gelmezse dosya işlemden kaldırılmaz.  Kabul edilebilir mazeret gösterilmelidir. Yani duruşma günü verilir. Mazeretsiz olarak katılmazsa dosyanın mevcut durumuna göre karar verilir. Büyük ölçüde istinaf talebi reddedilebilir. Ama kamu düzenine ilişkin durumlarda re’sen incelenir.  

         24) Duruşmasız verilebilecek kararlar

          İkili ayrım yapılmıştır. Usule ilişkin kararlarda verilecek karar kesin olacaktır. Mesela davaya bakması yasak hâkimin inceleyerek karar vermişse deliller hiç toplanmamışsa dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderir. Bu karar kesindir.

         Esasa ilişkin kararlarda kararın doğru olduğu tespit edilmişse ( örneğin satıştan kaynaklı uyuşmazlıklarda mesela 10.000 TL lik bir sözleşme kesin delillerle ispatlanmamışsa duruşmasız reddedilir.

           Karar doğru fakat gerekçe de hata varsa yine duruşmasız inceleme yapılır.

            Yargılamada eksiklik bulunmamakla birlikte bu karar duruşmasız incelenebilecek bir kararsa yine duruşmasız karar verilir.

         25) İlk derece mahkemesinin verdiği karar usul ve esas yönünden doğruysa istinaf mahkemesi duruşma yapmaksızın karar verir.

          26 ) İş mahkemelerinde kanun tasarısı yasalaşırsa orada verilen kararlarda temyiz 2 haftadır.

           27) sulh mahkemelerinin kararlarına karşı çekişmesiz yargı işlerine karşı soy bağına ilişkin olanlar hariç olmak üzere nüfus kayıt düzenlemelerine karşı geçici hukuki korumalara karşı temize gidilemez. İstinafta kesinleşecektir.

          Yargıtay tarafların temyiz sebeplerine bağlı değildir. Temyiz sebepleri sayılmıştır. Karar düzeltme kalkacağı için onama ile karar kesinleşecektir.

         Bozma durumunda 20 Temmuz öncesi başvurularda ilk derece mahkemesine gönderilir. BAM ın kararı bozulmuşsa bölge adliye mahkemesine geri gönderilir. Yargıtay ilk derece mahkemesine esasa ilişkin kararını hatalı bulduğu ve BAM de onaylandığı durumda vereceği bozma kararında dosyayı bölge adliye mahkemesine değil bunu atlayarak ilk derece mahkemesine gönderir.

         İlk derece mahkemesi bu durumda kararı verebilir. Bu durumda BAM atlanarak direk Yargıtay a gidilir ve hukuk genel kurulu karar verir.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Optimized with PageSpeed Ninja