İşçinin “Özel Nedenlerle İşimden İstifa Ediyorum“ Beyanı  Kıdem Tazminatı Almasına Engel Olur mu?

İşçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için ya işveren tarafından haksız olarak işine son verilmeli ya da işçi, kendisi, haklı bir nedene dayanarak iş ilişkisini sonlandırmalıdır. Hangi hallerin haklı neden olarak değerlendirileceği İş Kanunu’nun 24. Maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Örneğin işverenin, işçiye hakaret etmesi, ücretlerinin düzensiz ödenmesi ya da izinlerin gereği gibi kullandırılmıyor olması işçi için haklı nedenle fesih nedeni olduğu gibi kıdem tazminatı almasına da imkan yaratan bir durumdur.

Ancak yukarıda sayılan hallerden farklı olarak işçi haklı bir neden göstermeksizin yahut aşağıda emsal olarak sunulacak Yargıtay kararında ki gibi genel bir ifade ile “ özel nedenlerle “ gibi genel ifadeler kullanırsa bu durum haklı fesih nedeni olarak kabul edilmeyecek ve işçi kıdem tazminatına hak kazanamayacaktır.

Nitekim Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2013/24078 E. 2014/6933 K. Sayılı 27.03.2014 Tarihli ilamı bu konuya emsal olacak bir karar olup karar şu şekildedir;

Davacı, uzun yol şoförü olarak davalıların alt ve üst işvereni oldukları işyerinde 29.10.2009-25.4.2012 tarihleri arasında çalıştığını, haftanın 7 günü 24 saati araç içerisinde geçirmek suretiyle çalıştığı halde fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretleri ile bayramlarda çalışması karşılığı ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiğini bildirerek kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ve iş akdini feshettiği son aya ait ödenmeyen ücretinden oluşan alacaklarının tahsilini istemiştir.

Davalılar, iş akdinin istifa ile sona erdiğinden kıdem tazminatı istenemeyeceğini, davacının fazla mesai, genel tatil hafta tatili ücretleri alacağı olmadığını bildirerek davanın reddini talep etmişlerdir.

Mahkemece iş akdinin haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle kıdem tazminatı istemi kabul edilmiş; fazla çalışma ücretlerinin imzalı bordrolarda tahakkuk ettirildiği ve hafta tatillerini de kullandığından bahisle bu konudaki istemlerin reddine karar verilip ulusal bayram genel tatil ücreti istemlerinin de kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı, karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren, bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı nedenle iş sözleşmesini derhal feshi 4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesinde düzenlenmiştir. İşçinin öneli fesih bildiriminin normatif düzenlemesi ise aynı yasanın 17 nci maddesinde ele alınmıştır. Bunun dışında Yasada işçinin istifası özel olarak düzenlenmiş değildir.

İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer. İstifanın işverence kabulü zorunlu değilse de, işverence dilekçenin işleme konulmamış olması ve işçinin de işyerinde çalışmaya devam etmesi halinde gerçek bir istifadan söz edilemez. Bununla birlikte istifaya rağmen tarafların belirli bir süre daha çalışma yönünde iradelerinin birleşmesi halinde, kararlaştırılan sürenin sonunda iş sözleşmesinin ikale yoluyla sona erdiği kabul edilmelidir.

Davacı iş akdini istifa ederek feshetmiştir. Uyuşmazlık haklı nedenle fesih olup olmadığı noktasındadır. Her ne kadar eldeki davada davacı iş akdini fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle feshettiğini bildirmişse de dosyada bulunan 25.4.2012 tarihli istifa dilekçesinde "...görevinden 25.4.2012 tarihi itibariyle özel nedenlerimden dolayı istifa ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuş ve öncesindeki 10.4.2012 tarihli elle yazılmış dilekçede "25.4.2012 tarihi itibariyle işi bırakıyorum" demiştir. Ayrıca mahkemece fazla mesai ve hafta tatili ücret alacaklarının olmadığı da belirlenmiştir. Şu durumda, davacının iş akdini kendi verdiği istifa dilekçesinde belirttiği şekliyle özel nedenlerden dolayı feshettiği kabul edilmeli ve bu sebeple feshin de 4857 sayılı İş Kanunda 24.maddesinde düzenlenen işçinin haklı nedenle fesih nedenleri arasında yer almamasından dolayı kıdem tazminatı isteminin reddi gerekir.”

Yukarıda görüleceği üzere işçinin genel ifadeler kullanarak ya da gerçekte hangi nedene dayanarak iş akdinin feshettiğini belirtmemesi kıdem tazminatı alacağına ulaşmasına engel olacaktır.


Yorumlarınız

    Bu blog yazımız için herhangi bir yorum yazılmamış. İlk değerlendirmeyi sen yapmak ister misin?

Yorum Yazın

Yorumu Sil

Sizde bu blog paylaşımımız için görüşlerini bzilerle paylaşınız. ( * ) işaretli alanları doldurmak zorunludur.