Trafik Kazalarında Araç Değer Kaybı Tazminat Davası

Trafik kazalarının önemli bir kısmı maddi hasarlı kazalardır. Bu durum hukuki anlamda ihtilaflar meydana getirmektedir. Bu ihtilaflardan biri de araçlarda meydana gelen değer kaybının tazmin edilmesine ilişkindir.

Trafik kazası neticesinde kusuru olmayan aracın tamir giderleri karşı tarafın zorunlu trafik sigortası kapsamında sigorta şirketi tarafından karşılanmaktadır. Ancak kaza yapan araç için hasar kaydı işlenmekte olup ekspertiz raporlarında bu durum araç sahibinin karşısına çıkmaktadır. Bunun sonucu olarak aynı model marka ve tekniğe sahip kaza yapmamış araç ile kaza yapmış olanı arasında satış sırasında değer farkı ortaya çıkmaktadır.  Özetle ikinci el piyasasında hasar kaydı işlenmiş olan araç rağbet görmemekte ve satış bedeli azalarak değer kaybına uğramaktadır.

 Bu değer kaybı kapsamında aracı değer kaybına uğrayan taraf araç değer kaybı tazminat davası açabilmektedir. Araç değer kaybı davası sonucunda buna ilişkin zarar karşı tarafın kusuru oranında tazmin edilmektedir ve kaza sonucu değişen ve/veya onarılan parçalar daha önce kazaya karışmış olmamalıdır, zira daha önce hasar kaydı bulunan aynı parçalar için hasar kaydı oluştuğu gerekçesiyle değer kaybına ilişkin dava açılamaz.

Trafik kazası sonucu zarar görmüş ve onarılmış bulunan araçtaki değer kaybı gerçek zarar sayılmaktadır. Bu çerçevede, gerçek zarar olan araç değer kaybının tazmin edilmesinden hem zarar veren ve hem de sigorta şirketi birlikte sorumludur.

Borçlar kanununun 72. maddesi doğrultusunda araç değer kaybı davası 2 yıl içinde açılmalıdır. Zamanaşımı süresi ise buna ek olarak 10 yıldır kazanın gerçekleşmesinden itibaren 10 yıl geçmekle tazmin hakkı ortadan kalkar. Ancak kazanın cezai bir sonucu dasöz konusu ise ve ceza kanunları daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmekteyse bu sürelere riayet edilir.

 

Konuyla İlgili Yargıtay Kararı:

T.C.

YARGITAY

17. HUKUK DAİRESİ

E. 2016/17995

K. 2017/9940

T. 1.11.2017

DAVA : Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

 

KARAR : Davacı vekili, davacının sevk ve idaresindeki araca davalının sevk ve idaresindeki aracın çaprması sonucu meydana gelen maddi hasar ile davacının aracında değer kaybı meydana geldiğini belirterek, 10.000,00 TL değer kaybının davalılardan tahsilini istemiştir

 

Davalılar, davanın reddini istemiştir.

 

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın, kısmen kabulüyle davalılardan ... aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüyle 8.000,00 TL değer kaybından kaynaklanan davacı kooperatif zararının 04.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ...tarafından temyiz edilmiştir.

 

1-)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ...'in aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

 

2-)Dava, trafik kazası sebebiyle araçta meydana gelen değer kaybı tazmini istemine ilişkindir.

 

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçtaki değer kaybının tespiti, Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2.el piyasa değeri arasındaki fark kriterine uyulmaksızın hesaplama yapılarak sağlanmıştır. Bilirkişi raporunda belirtilen yöntemle değer kaybının tespit olunduğu rapora dayalı olarak hüküm kurulamaz.

 

Bu durumda mahkemece aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının zararının belirlenmesi, meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık ek rapor alınması ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

 

3-) Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan ...şirketi de zarar veren ile birlikte zarar görenin gerçek zararından sorumludur. Trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza sebebiyle araçta meydana gelen değer kaybı, gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren hem de ...şirketi sorumludur.

 

Somut olayda davacı vekili, araçta meydana gelen kaza sebebiyle araçta oluşan değer kaybının davalılardan tahsilini istemiştir. Mahkemece davalı sigortanın aracın değer kaybından sorumlu olmadığı gerekçesiyle davalı ...şirketi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı temyiz etmemiştir.

 

Yukarıda açıklanan sebeplerle ...şirketi , kaza sonucu meydana gelen gerçek zarardan azami poliçe limitine kadar kusur oranında sorumludur. Araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek ve doğrudan zararlardandır. Bu durumda davalı ...Ş'nin değer kaybı giderinden, diğer davalı ile birlikte sorumlu olduğunun icrai bir karar vermeden tespiti biçiminde karar verilmesi gerekirken, davanın ... A.Ş yönünden reddine karar verilerek sadece davalı ...'in sorumluluğuna karar verilmesi doğru değildir.

 

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ...'in sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı ...'in temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, 01/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Yorumlarınız

    Bu blog yazımız için herhangi bir yorum yazılmamış. İlk değerlendirmeyi sen yapmak ister misin?

Yorum Yazın

Yorumu Sil

Sizde bu blog paylaşımımız için görüşlerini bzilerle paylaşınız. ( * ) işaretli alanları doldurmak zorunludur.