Trafik Kazalarında İbra Şartları

Genel anlamıyla ibraname bir borcun tümünü ya da bir kısmını ifa edilmeden ortadan kaldıran bir sözleşme olup, borcun düşmesine yol açmaktadır. Türk Borçlar Kanunu’nun 132. Maddesi aynen Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir.”  Şeklinde ibrayı açıklamıştır. İbra kural olarak bir şekle tabi değilse de iptali mümkün olabilir. Nitekim  Karayolları Trafik Kanunu’nun 111. Maddesi Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” Demek suretiyle ibranın geçerliliği bakımından bir takım sınırlamalar getirmiş iradesi fesada uğrayan kimselere ibranın iptalini isteme imkanı vermiştir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2013/10800 E. 2014/11624 K. 11.09.2014 Tarihli İlamı

“Davacılar vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın 13.10.2008 tarihinde müvekkillerinin oğlu İ. Ş.'e çarpması neticesinde desteğin vefat ettiğini, .... plakalı aracın trafik sigortacısı davalı E. İ. Sigorta A.Ş'nin 7.745,00 TL ödeme yaptığını, ancak müvekkilinin zararının daha fazla olduğunu ileri sürerek, toplam 8.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu ödeme yaparak yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere göre davalı sigorta şirketi tarafından kaza sonrası mirasçılara ödeme yapıldığı, davacıların karşılanmayan zararların mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

KTK'nun 111/2. maddesinde “bu kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir” hükmüne yer verilmiştir.

Yasanın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalini açıkça veya ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Bu düzenlemeye göre açılan dava süresinde olup, mahkemece yapılacak iş, ilk önce ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesidir. Bunun için ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak, ödemenin yeterli bulunması halinde, ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekir. Şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa, bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ve yarar denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davalı tarafından yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak, hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir. Mahkemece, eksik incelemeyle, yazılı şekilde davanın reddine karar vermesi doğru olmamıştır.” demektedir.


Yorumlarınız

    Bu blog yazımız için herhangi bir yorum yazılmamış. İlk değerlendirmeyi sen yapmak ister misin?

Yorum Yazın

Yorumu Sil

Sizde bu blog paylaşımımız için görüşlerini bzilerle paylaşınız. ( * ) işaretli alanları doldurmak zorunludur.