Evlenmenin İptali ve Boşanma Aynı Davada İstenebilir mi?

Bilindiği üzere evlenmenin iptali hukuken geçersiz olan veya sonradan geçersiz hale gelen bir evliliğin mahkemenin vereceği bir kararla iptal edilmesidir. Boşanma ise geçerli bir evliliğin yine mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir. Tabi ki bu karar için kanunda öngörülen hallerden birinin oluşması ya da tarafların anlaşmaları ile verilebilmektedir.

Bazı durumlarda evlenme mutlak butlan ile batıl olmakta yani hukukun geçersiz bir evlilik söz konusu olmaktadır. Bu durumlar:

- Eşlerden birinin zaten evli bulunması

- Eşlerden birinin evlenme sırasında ayırt etme gücünden yoksun bulunması (geçici olmamak şartı ile)

- Eşlerden birinin evlenmeye engel derecede akıl hastası bulunması

- Eşler arasında evlenmeye engel derecede hısımlığın bulunmasıdır.

Mutlak butlanla geçersiz olan evlilikler için Cumhuriyet savcısı tarafından re’sen dava açılabileceği gibi ilgisi olan herkes de dava açabilir. Eğer evlilik sona ermişse Cumhuriyet savcısı evliliğin mutlak butlanla geçersiz olduğunu dava edemezse de her ilgili mutlak butlanın karar altına alınmasını isteyebilir. Ayırt etme gücünün sonradan kazanılması ya da akıl hastalığının iyileşmesi gibi durumlarda sadece evlilik sırasında ayırt etme gücüne sahip olmayan ya da akıl hastası bulunan eş dava açabilir.

Evlenme sırasında geçici bir sepele ayırt etme gücünden yoksun bulunan eş, hiç evlenmek istemeyen ya da evlendiği kişiyle evlenmek istemeyen eş, sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalık kendisinden gizlenen eş gibi hata, hile ya da korkutma yoluyla evlenen kişiler evlenmenin iptalini dava edebilirler.

Bu koşullar oluşmuşsa sadece evlenmenin iptali istenebileceği gibi, kademeli olarak dava açılıp öncelikle evliliğin iptali, iptal olmadığı takdirde boşanma da talep edilebilir. Bu durum için butlan sebepleri ile boşanma sebeplerinin bir arada bulunması gerekmektedir.

Yargıtay ‘. Hukuk Dairesi 19.12.2016 tarihli 2016/15742 E. 2016/16145 K. sayılı kararında bu hususu belirtmiştir:

 “Dava, evliliğin nisbi butlan sebebiyle ( TMK m. 151 ) iptali, aksi halde boşanma istemine ilişkindir. Davalı tarafından kendisine baskı yapıldığı ve korkutulduğunu, bu sebeple evlenmek zorunda kaldığını beyan etmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı kadının evlendikleri gün kollukta vermiş olduğu ifadesinde kendi rızası ile evlendiğini beyan ettiği, tanıklar da davacı kadının rızası ile evlendiğini, baskı ve korkutmanın söz konusu olmadığını, öncesinde de uzun süreli arkadaşlıklarının bulunduğunu, kadının düğünün ertesi günü ailesiyle görüşmeye gittiğinde dönmek istemediğini ifade etmişlerdir. Evlenme sözleşmesi sırasında davalı tarafından davacının korkutulduğu, davacının baskı altına alınarak evliliğin gerçekleştiği ispatlanamamıştır. Açıklanan sebeple davanın reddi gerekirken, yetersiz gerekçe ile kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.”

Geçerli bir evliliğin yokluğuna tespit edilirse evliliğin yokluğunun tespitine karar verilmeli boşanma kararı verilmemelidir.

Yine Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 31.03.2003 tarihli ve 2003/3387 E. 2003/4492 sayılı ilamında böyle bir karar verilmiştir:

“Türk Medeni Kanununun 141. maddesi uyarınca evlenme töreninin evlendirme memurunun ve ayırt etme gücüne sahip ergin iki tanığın önünde açık olarak yapılması yine eşlerin yetkili evlendirme memuru önünde evlenme iradelerini açıklamaları gerekir. Taraflar arasında bu şekilde bir evlenme akdi bulunmadığından evlenme yok hükmündedir. Evliliğin yokluğunun tespitine karar verilmesi gerekirken boşanmaya karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”

Evlenmenin yokluğuna karar verilirse boşanma davası konusuz kalacağı için boşanmanın eki niteliğindeki hususlara da hükmedilemez.

Yargıtay kararlarının tam metni aşağıda verilmiştir:



T.C.

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

E. 2016/11624

K. 2017/852

T. 25.1.2017

• BOŞANMA VEYA EVLİLİĞİN İPTALİ KARARLARI (Tarafların Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası Adı Soyadı Doğum Yeri ve Tarihi Baba ve Ana Adları İle Kadının Evlenmeden Önceki Soyadı ve Aile Kütüğünde Kayıtlı Olduğu Yer Bilgileri İle Evlilik İçinde Doğmuş Çocuklar ve Bunların Kimlik Bilgilerine Yer Verilmesinin Zorunlu Olduğu)

• KARARDA YER ALMASI GEREKEN ZORUNLU BİLGİLER (Boşanma veya Evliliğin İptaline Dair Kararlarda Tarafların Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası Adı Soyadı Doğum Yeri ve Tarihi Baba ve Ana Adları İle Kadının Evlenmeden Önceki Soyadı ve Aile Kütüğünde Kayıtlı Olduğu Yer Bilgileri İle Evlilik İçinde Doğmuş Çocuklar ve Bunların Kimlik Bilgilerine Yer Verileceği)

5490/m.27

6100/m.297/1-b

ÖZET : Boşanma veya evliliğin iptaline dair kararlarda; tarafların Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, baba ve ana adları ile kadının evlenmeden önceki soyadı ve aile kütüğünde kayıtlı olduğu yer bilgileri ile evlilik içinde doğmuş çocuklar ve bunların kimlik bilgilerine yer verilmesi zorunludur. Mahkemece; hükümde tarafların boşanmalarına karar verilmiş ve fakat taraflara ait hiçbir kimlik bilgisine yer verilmemiş, ad, soyad ile doğum tarihi ve yeri, baba ve ana adları, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaraları yazılmamıştır. Bu hususlar gözetilmeden hüküm kurulması doğru olmamıştır.

DAVA : Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 18.02.2016 gün ve 12746-2918 Sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü:

KARAR : 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 Sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 Sayılı Kanun'un kanun yollarına dair hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.

Boşanma veya evliliğin iptaline dair kararlarda; tarafların Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, baba ve na adları ile kadının evlenmeden önceki soyadı ve aile kütüğünde kayıtlı olduğu yer bilgileri ile evlilik içinde doğmuş çocuklar ve bunların kimlik bilgilerine yer verilmesi zorunludur (5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27. HMK m.297/1-b). Mahkemece; hükümde tarafların boşanmalarına karar verilmiş ve fakat taraflara ait hiçbir kimlik bilgisine yer verilmemiş, ad, soyad ile doğum tarihi ve yeri, baba ve ana adları, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaraları yazılmamıştır. Bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından davalının karar düzeltme isteğinin kabulüne Dairemizin 18.02.2016 tarih 2015/12746 esas 2016/2918 karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarda açıklanan sebeple bozulmasına, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440-442. maddeleri gereğince karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 18.02.2016 tarih 2015/12746 esas 2016/2918 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer karar düzeltme itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istenmesi halinde karar düzeltme harcının yatırana iadesine, 25.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 



T.C.

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

E. 2003/3387

K. 2003/4492

T. 31.3.2003

• EVLİLİĞİN YOK HÜKMÜNDE OLMASI ( Evlenme Merasiminin Şekil Şartlarına Uygun Yapılmaması )

• ŞEKİL ŞARTLARINA UYGUN YAPILMAYAN EVLENME MERASİMİ ( Evliliğin Yok Hükmünde Olması )

• YOKLUKLA MALUL EVLİLİK ( Evlenme Merasiminin Şekil Şartlarına Uygun Yapılmamış Olması )

• BOŞANMAYA KARAR VERİLEMEMESİ ( Evliliğin Yok Hükmünde Olması - Evlilik Merasiminin Şekil Şartlarına Uygun Yapılmaması )

4721/m.141

743/m.108

ÖZET : Evlenme töreninin evlendirme memurunun ve ayırt etme gücüne sahip ergin iki tanığın önünde açık olarak yapılması yine eşlerin yetkili evlendirme memuru önünde evlenme iradelerini açıklamaları gerekir. Taraflar arasında bu şekilde bir evlenme akdi bulunmadığından evlenme yok hükmündedir. Evliliğin yokluğunun tesbitine karar verilmesi gerekirken boşanmaya karar verilmesi hatalıdır.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

KARAR : Türk Medeni Kanununun 141. maddesi uyarınca evlenme töreninin evlendirme memurunun ve ayırt etme gücüne sahip ergin iki tanığın önünde açık olarak yapılması yine eşlerin yetkili evlendirme memuru önünde evlenme iradelerini açıklamaları gerekir. Taraflar arasında bu şekilde bir evlenme akdi bulunmadığından evlenme yok hükmündedir. Evliliğin yokluğunun tesbitine karar verilmesi gerekirken boşanmaya karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 31.03.2003

 

KAYNAKÇA: GENÇCAN, ÖMER UĞUR : Boşanma Tazminat ve Nafaka Hukuku Ankara- 2015


Yorumlarınız

    Bu blog yazımız için herhangi bir yorum yazılmamış. İlk değerlendirmeyi sen yapmak ister misin?

Yorum Yazın

Yorumu Sil

Sizde bu blog paylaşımımız için görüşlerini bzilerle paylaşınız. ( * ) işaretli alanları doldurmak zorunludur.