Blog & Haberler

Estetik ameliyat gideri ve bakıcı gideri hangi durumlarda talep edilir ?

Herhangi bir hukuka aykırı eylem neticesinde bedensel zarara uğrayan kişinin hangi durum ve koşullarda ne gibi tazminatlar talep edebileceğini bu yazımızda değerlendireceğiz. Türk Borçlar Kanunu’nda bedensel zararların tanımı yapılmaksızın hangi tazminatların talep edilebileceği 54. Maddesinde belirtilmiştir. Bunlar;

  1. Tedavi giderleri,
  2. Kazanç kaybı,
  3. Çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar,
  4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.

Şimdi talep edilebilecek bu tazminat kalemlerini teker teker inceleyelim.

  • TEDAVİ GİDERLERİ NEDİR ?

Tedavi giderleri; mağdurun kendisini ölümden kurtarmak, acı ve ızdırabını dindirmek, olaydan dolayı uğradığı zararı azaltmak veya ortadan kaldırmak için bir takım yapılması gereken giderlere denir.

Bu tedavilerin sonuç getirip getirmemesi ise önemli değildir. Önemli olan iyi niyetli olarak ve iyileşmek amacıyla yapılmasıdır.

BU KAPSAMDA BEDENSEL ZARAR GÖREN KİŞİLER HANGİ GİDERLER TEDAVİ GİDERİ OLARAK TALEP EDİLEBİLİR?

  • Hastane ücreti,
  • Doktor, muayene, hasta bakıcı gideri,
  • Tahlil giderleri,
  • Fizik tedavi giderleri,
  • İlaç giderleri..

ESTETİK AMELİYAT GİDERİ DE TEDAVİ GİDERİNE DAHİL EDİLEBİLİR Mİ?

Burada önemli olan yapılan estetik ameliyatın olay ile ilintili olmasıdır. Bu kapsamda ayağından yada bacağından yaralanan bir kimsenin hastaneye yattığı sırada burun estetiği yaptırması doğal olarak tedavi gideri olarak kabul edilmeyecektir. Ancak kaza neticesinde yüzünden yaralanan bir kimsenin yüzündeki izlerin azaltılması amacıyla girdiği lazer-estetik ameliyatı tedavi gideri olarak talep edilebilecektir.

TEDAVİ OLUNMAMASI DİĞER TAZMİNATLARIN TALEP EDİLMESİNİ ENGELLER Mİ?

Türk Borçlar Kanunu’na göre zarar görenin tedavi olması hakkı olduğu kadar da ödevidir. Madde  52’e göre “ Zarar gören, zararın doğmasında yada artmasında etkili olmuşsa hakim tazminatı indirebilir veya tamamen ortadan kaldırabilir.”

TEDAVİ GİDERLERİNİN BELGELENDİRİLMESİ ZORUNLULUĞU VAR MIDIR?

Tedavi giderlerinin belgelendirilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Ancak yaşanan telaşla tedavi giderlerinin belgelendirilememesi durumunda da tıp bilirkişilerince bu husus hesaplanmaktadır.

Örnek olarak ise bir ulaşım gideri belgelendirilememişse, şoförler odasından ücret tarifeleri sorulabilir.

BAKICI GİDERİ TEDAVİ GİDERİ OLARAK TALEP EDİLEBİLİR Mİ?

Bakıcı, zarar görenin gördüğü zarar yahut bu sebeple geçirdiği ameliyat neticesinde kendi öz ihtiyaçlarını görememesi, ilaçlarını alamaması, yemeğini yapamaması gibi nedenlerle aile içinden ya da aile dışından zarar görenin tüm ihtiyaçlarıyla ilgilenen kişidir.

Bakıcı giderleri de tedavi giderleri kapsamındadır ve bu kapsamda talep edilebilir. Bakıcının aile içinden olması durumunda da varsayımsal emek- mesai ölçütü ile ( Yargıtaya göre net asgari ücret tutarında) hesaplanabilmektedir.

TEDAVİ GİDERLERİNİN SÜRESİ NEDİR?

Tedavi giderlerinin süresi geçici iş göremezlik süresi ile sınırlıdır. Ancak hasta iyileşmiş ve geçici iş göremezlik süresi de dolmuş olsa bazı giderler dönemler halinde veya ömür boyu yapılacak olabilir. Buna örnek olarak kaza nedeniyle takılan protezler örnek olarak gösterilebilir. Bunlar takılmakla beraber yenilenmesi ve değiştirilmesi gerekir. Bu durumda ise yapılacak olan gider ömür boyu olarak hesaplanmakta ve öyle talep edilmektedir.

  • KAZANÇ KAYBI NEDİR?

Herhangi bir nedenle beden ve ruh sağlığı ihlal edilen mağdur olay sonrasında işini yapamaz durumdadır. Tedavinin devam ettiği süreçte zarar görenin çalışıp kazanç elde edemediği bu dönemdeki zararına kazanç kaybı denir.

Kazanç kaybı hesabı da bilirkişilerce, o meslekteki kişinin ortalama olarak kazancının ne olduğu sorularak veya eski kayıtlarından günlük cirosunun ne olduğu öğrenilerek hesaplanmaktadır.

  • ÇALIŞMA GÜCÜNÜN AZALMASINDAN YADA YİTİRİLMESİNDEN DOĞAN KAYIPLAR NELERDİR?

Sürekli iş göremezlik zararları olarak adlandırılmaktadır. Mağdurun tedavi gördüğü süre boyunca geçici iş göremezliği vardır. Tedavi bittikten sonra ise geçici iş göremezlik devresi kapanmaktadır.

Bu tedaviler sonucunda iki türlü netice gerçekleşebilir;

  1. Tam olarak iyileşme varsa à Mağdur geçmişteki iş göremezlik zararlarını talep edecektir.
  2. Tam olarak iyileşememişse(arazlar kalmışsa) à Kesin rapor tarihi itibariyle daimi iş göremezlik devresi başlayacaktır.

Sürekli iş göremezlik şu şekillerde olabilir;

  • Bedende meydana gelen eksilme,
  • Ruhsal sağlıkta meydana gelen eksilme,
  • Entelektüel yaşamda meydana gelen eksilme.

Sürekli iş göremezlik genellikle kısmi nadiren ise tam iş göremezlik olarak karşımıza çıkar. Bu durumda iki elin birden kaybı, iki gözün kaybı, tam dil tutulması tam iş göremezlik olarak (%100 kayıp) olarak kabul edilmektedir.

  • EKONOMİK GELECEĞİN SARSILMASINDAN DOĞAN KAYIP NEDİR?

Beden veya ruh tamlığının ihlali, ekonomik geleceğin sarsılmasına yada zorlaşmasına neden olabilir. Burada örnek vermemiz gerekirse, bir sahne sanatçısının estetik olarak görüntüsü bir fabrika işçisine göre büyük önem arz etmektedir. Dolayısıyla ikisinin ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan kaybı aynı olmamaktadır. Sahne sanatçısının veya mankenin yüzünde meydana gelecek yanık veya çizik o meslekteki ekonomik geleceğinin tamamen yok olmasına neden olabilir.

Bu durumda iş gücü kaybı olmasa dahi ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpların tazmini talep edilebilir.

EFOR KAYBI NEDİR ?

Efor kaybı kişinin aynı işi yaparken daha fazla efor sarf etmesi neticesinde istenen tazminat türüdür. Örnek olarak kişi memursa ve aynı işi yapıp aynı maaşı da alıyor olsa yaşadığı güç kaybı neticesinde daha fazla çaba ve emek sarf ederek o ücreti alacaktır.

Bu konuda verilmiş olan Yargıtay 10. HD. Kararına göre; “Sürekli işgöremezlik durumuna giren işçinin, işgücü kaybı oranında işverenden tazminat isteme hakkı vardır. İşçinin, işyeri tehlikesi sonucu beden ve ruh bütünlüğünün bozulmasına rağmen, eskisi gibi işine devam etmesi ve gelir sağlaması da mümkündür. Ancak işçi bu durumda  yitirilen beden gücü oranında fazla bir efor sarfedip gücünü zorlayarak işini fazla çaba ile görebileceğinden, bu yolda beliren zararını dahi isteyebilir.”( 10.HD.04.02.1977, E.1977/5614 – K.1977/730)

Bu durumda Yargıtay aktif dönem ve pasif dönem ayrımı yaparak tazminat hesabı yapmaktadır.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’ne göre tazminatın saptanmasında zarar ve tazminata etkili olan hususlar;

  • Kişinin net geliri,
  • Bakiye ömrü,
  • İş görebilirlik çağı,
  • İş göremezlik oranı,
  • Kusur dağılımı,
  • SGK tarafından bağlanan gelirin tüm peşin sermaye değeri

Olmaktadır.

Yargıtay uygulamasına göre;

Aktif devre : Mevcut yaş à 60 Yaş

Pasif devre : 60 yaşà Bakiye ömür sonu

Bu konuda kullanılan parametreler nelerdir?

  1. PMF Yaşam Tablosu (Fransız menşeeli – Yargıtay ağırlıklı olarak kullanmaktadır)
  2. OCS (Amerika menşeeli)
  3. TRH-2010 ülkemiz aktüerya bilimi insanları tarafından hazırlanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir