Blog & Haberler

Eşlerden birinin ölüm halinde diğer eşin aile konutu ve ev eşyaları üzerindeki hakları

Evlilik birliği içerisinde eşlerden birisinin ölümü halinde sağ kalan eş, ölen eşin hem TMK 499’a göre yasal mirasçısı olmasından doğan hakları hem de eşin ölümü TMK 225/1’e göre, mal rejimini sona erdiren hallerden biri olduğu için mal rejiminden doğan hakları bulunmaktadır. Başka bir değişle sağ kalan eşin hem miras hukukundan doğan hakları hem de aile hukukundan doğan hakları bulunmaktadır.

Eşin ölümü ile doğan bu iki haktan öncellikle Aile Hukukundan doğan mal paylaşımı rejimi yapılır, daha sonra Miras Hukukundan doğan hakların paylaşımına geçilir. Böylelikle sağ kalan eşin katılım alacağı hakkı korunmuş olur.

Bunun yanında Yasalar sağ kalan eşe, eski yaşantısını devam ettirebilmesi için aile konutu ve ev eşyasının kendisine özgülenmesini isteme hakkı tanımıştır.

Sağ kalan eşe tanınan bu hak Medeni Kanunda 2 farklı maddesinde geçiyor, bunlar;

  • Madde 240– Sağ kalan eş, eski yaşantısını devam ettirebilmesi için, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine katılma alacağına mahsup edilmek, yetmez ise bedel eklenmek suretiyle intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir; mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilen başka düzenlemeler saklıdır.

Sağ kalan eş, aynı koşullar altında ev eşyası üzerinde kendisine mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir.

Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya ölen eşin yasal mirasçılarının istemiyle intifa veya oturma hakkı yerine, konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilir.

Sağ kalan eş, miras bırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek veya sanatı icra etmesi için gerekli olan bölümlerde bu hakları kullanamaz. Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hukuku hükümleri saklıdır.

Eşlerden birinin ölmesiyle aile konutu olan taşınmaz aile konutu niteliğini yitirmemektedir. Bunla ilgili olarak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2018/4848E., 2018/14147 K. sayılı kararında;  “… dava konusu taşınmazın aile konutu niteliği, sağ kalan eş açısından, eşinin ölümünden sonra da devam etmektedir. Yasanın(TMK 240) amacı sağ kalan eşin eski yaşantısını devam ettirmesini sağlamaktır.”

  • Madde 652- Eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa; sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir.

Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya miras bırakanın diğer yasal mirasçılarından birinin istemi üzerine, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir.

Miras bırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek ve sanatı icra etmesi için gerekli olan bölümlerde, sağ kalan eş bu hakları kullanamaz. Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hukuku hükümleri saklıdır.

Türk Medeni Kanunun bu 2 maddesi arasındaki en belirleyici fark TMK md.240’da aile konutunun üzerinde kendisine katılma alacağına mahsup edilmek, kaydıyla intifa veya oturma hakkı tanınmasını talep edebilirse de şayet katılma alacağı yetmez ise bedel ekleyerek oturma veya intifa hakkı isteyebilir. Ancak kanun koyucu TMK md. 652’de benzer bir düzenlemeye yer vermemiştir.

Bir diğer önemli fark ise; eşler arasında yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi benimsenmemiş olsa bile sağ kalan eş aile konutunu TMK md. 652’ye göre isteye bilir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/16396 E. ,  2020/4767 K.  sayılı kararında “Sağ kalan eş mirasçı ise; miras paylaşımında, aralarındaki mal rejimi ister edinilmiş mallara katılma rejimi, ister mal ayrılığı, ister paylaşımlı mal ayrılığı, ister mal ortaklığı olsun, katılma olanağı bulunsun veya bulunmasın mal rejimindeki hakları dışında, mirasın paylaşımında aile konutu ve ev eşyalarının kendisine özgülenmesini isteyebilecektir. Ancak bu özgüleme ve alım hakkı bedelsiz değildir.”

Eşlerden birinin ölümü ile ölen eş ve sağ kalan eşin birlikte yaşadıkları ev ve ev eşyaları da mirasa konu olur. Bu durum sağ kalan eş için büyük bir tehlike arz etmektedir. Çünkü mirasın paylaştırılması sonucunda yaşadığı ev ve ev eşyalarından yoksun kalabilir. Kanun koyucu bunu önlemek için sağ kalan eşe konuda TMK md. 652 ile özel bir statü tanınmıştır.

Eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa; sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir.

A-) Sağ kalan eşin bu haktan yararlanabilmesi için öncelikle bu taşınmazın aile konutu olması lazımdır.

Bu davanın açılabilmesi için öncelikle aile konutunun tespiti gerekir. Aile konutu TMK’ya göre; eşlerin bütün yaşamsal faaliyetlerini gerçekleştirdiği, yaşantısına buna göre yön verdiği, acı ve tatlı günleri içerisinde yaşadığı anılarla dolu bir alan olarak tanımlamıştır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre aile konutu tespit davasının görevli mahkemesi aile mahkemesidir.  Aile konutunun sağ kalan eşe özgülenmesi davasında ise görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemeleridir. HMK md. 382’ye göre bu tür tespit ve özgülenmeyi çekişmesiz yargı işi olarak kabul edilmiştir. Böylelikle yetkili mahkeme sağ kalan eşin yerleşim yeri veya ilgililerin yerleşim yeri mahkemesi olmaktadır.

B-) Sağ kalan eşin mirasçılık sıfatını kaybetmemiş olması lazımdır. Ayrıca sağ kalan eşini dava sırasında ölümü halinde talep hakkı mirasçılarına geçmez. Çünkü bu hak sağ kalan eşe sıkı sıkıya bağlı bir haktır.

C-) Hakkın talebi için miras payının belirlenmesi de zorunludur. Sağ kalan eşin miras alacağı aile konutu değerinin karşılamadığı durumlarda Yargıtay 2 Hukuk Dairesi’nin19.11.2008 tarihli kararında benimsediği çözüm; “eğer eşin mirastan payına düşen miktar aile konutu değerini karşılamıyorsa eş miras payı dışında kalan aile konutunun değerini ödeyerek mülkiyet hakkını talep edecek eğer ödeyecek gücü yoksa aile konutu üzerinde intifa veya oturma hakkı talep edecektir.” şeklindedir. Sağ kalan eşin bir nevi öncelikli alım hakkı gibi bir durum oluşmaktadır.

D-) Kanun koyucu belirli istisnalar getirmiştir, bunlar;

1-)Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya miras bırakanın diğer yasal mirasçılarından birinin istemi üzerine, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir.

Burada haklı sebeplere örnek olarak; sağ kalan eşin miras payının aile konutunun değerini karşılamıyor olması, terekede aile konutu dışında başka bir malın olmaması, sağ kalan eşin çok yaşlı olması, sağ kalan eşin kısıtlı olması gibi durumlarda hem sağ kalan eş hem de diğer yasal mirasçılar istemi üzerine mülkiyet hakkı yerine intifa veya oturma hakkı tanına bilir. Böylelikle kanun koyucu belirli durumlarda diğer yasal mirasçıları korumuştur.

2-)Miras bırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek ve sanatı icra etmesi için gerekli olan bölümlerde, sağ kalan eş bu hakları kullanamaz. Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hukuku hükümleri saklıdır.

Ölen eşin, alt soyu yanı çocukları, torunları vb. ile aynı mesleği icra ediyor olması ve aile konutunda bu mesleğin icrası için bir bölüm bulunması halinde sağ kalan eş aile konutunun bu bölümü için ne mülkiyet hakkı ne intifa hakkı ne de oturma hakkı talebinde bulunulmaz. Hiçbir şekilde ayni hak iddiasında bulunamayacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir