Hi, How Can We Help You?

Eşinin Mesleğinden Rahatsız...

Eşinin Mesleğinden Rahatsızlık Duyarak Eşini Aşağılayan Kişi Boşanma Davasında Kusurlu Kabul Edilir

Boşanma; Türk Medeni Kanunu’nun 161 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup kanunda sayılan nedenlerden birinin gerçekleşmesiyle veya tarafların anlaşmasıyla açılabilecek bir dava türüdür. Kanunda sayılan boşanma nedenleri eşlerin kusurlu davranışlarına izafe edilen nedenlerdir.

Boşanma davalarında kusur önemli olup boşanmaya, tazminata ve nafakaya karar verilmesinde etkili olmaktadır. Mahkeme, tarafların kusurlu sayılan davranışlarını değerlendirilerek tarafların kusur derecesini(kusursuz, az kusurlu, eşit kusurlu, ağır kusurlu) tespit ederek boşanmaya, tazminata ve nafakaya hükmedecektir.

Evlilik birliği içerisinde eşlerin birbirlerine karşı şiddet uygulaması (fiziksel şiddet, psikolojik şiddet v.s), hakaret etmesi, zina yapması, evlilik  birliği yükümlülüğünün gereklerini yerine getirmemesi gibi davranışları kusurlu davranışlar kabul edilmektedir. Ayrıca Yargıtay kararlarınca da kanunda belirtilmeyen çeşitli kusurlu davranışlar içtihat yoluyla belirlenmektedir.  Örneğin; sürekli alkol almak, haklı sebep olmaksızın yıkanmaktan kaçınmak, eşlerden birinin diğerinin cebinden para alması, kadının mesleğini icra etmesine mani olmak, kocanın aşırı borçlanması sonucu eve haciz gelmesi kusurlu davranışlar kabul edilmiştir.

Eşinin mesleğinden rahatsızlık duyarak eşini aşağılayan kişinin de kusurlu sayılacağının kabul edilmesi gerektiği yönündeki örnek Yargıtay Karar aşağıdadır;

T.C.YARGITAY2. HUKUK DAİRESİ E. 2018/218 K. 2018/1055T. 23.1.2018

“DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere Ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-) Mahkemece, boşanmaya neden olan olaylarda, davalı erkeğin davacı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kabulüyle tarafların boşanmalarına ve davacı kadın lehine manevi tazminata hükmedilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden; DAVACI KADININ EŞİNİN KAPICI OLMASINDAN RAHATSIZLIK DUYARAK EŞİNİ AŞAĞILADIĞIve müşterek konutu terk ettiği, kadına yüklenen diğer kusurlu davranışların ispatlanamadığı, davalı erkeğin ise eşine hakaret ettiği, velayete yönelik düzenlenen sosyal inceleme raporundaki müşterek çocuk beyanlarının ise hükme esas alınamayacağı anlaşılmaktadır.

O halde, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Eşit kusurlu eş yararına manevi tazminat (TMK m. 174/2) hükmedilemez. Somut olayda kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi koşulları oluşmamıştır. Bu husus nazara alınmadan kusur durumunun hatalı belirlenmesi ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istenmesi halinde yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23.01.2018 (Salı)”

Share Post

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir