Blog & Haberler

Trafik kazasının gerçekleşmesi durumunda aracın gerekli bakım ve tamir işlemi yapılarak onarım gerçekleştirilir. Araç onarılsa bile araç artık kazalı olduğu için ikinci el statüsünde olacaktır. Bir diğer ifadeyle aracın kaza gerçekleşmeden önceki değerine göre düşüş meydana gelecek ve araç değer kaybı yaşanacaktır.  

Araç değer kaybı meydana geldiği taktirde araç sürücüsü Kasko poliçesi yaptırdığı taktirde Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen hasar, değer kaybı olarak kabul edilmekte olup sigortacının tazmin etmesi gereken gerçek zarar kalemleri arasında yer almaktadır ( Yargıtay 17. HD. 2009/9892 E.- 2010/3124 K.) Bu sebepten ötürü kasko poliçesi kapsamında sigorta şirketinin kusuru bulunmasa dahi zarardan sorumluluğu devam edecektir.  

Araç değer kaybı davası açabilmek için öngörülen zamanaşımı süresi ise kaza olayının öğrenilmesi tarihinden itibaren iki yıl, herhalde kazanın olduğu tarihten itibaren 10 yıl içinde araç değer kaybına ilişkin dava açılmamışsa zamanaşımına uğrar. 

Araç değer kaybına ilişkin dava açılması gerekirken dilekçeye eklenmesi gereken belgeler, kaza tespit tutanağı, trafik kazasına ilişkin fotoğraflar, servis ön işlem formu, servis bilgi formu, ekspertiz raporu, servis raporu, sigorta poliçesi, araç ruhsatı, tanık, araç kiralanmış ise buna ilişkin faturalar ve belgeler dava dilekçesine eklenmelidir. 

Araç değer kaybına ilişkin mahkemelerin ve Yargıtay’ın son yıllardaki kararlarına baktığımız zaman, sigorta şirketlerine karşı dava açtığımız zaman görevli mahkemelerin 6502 Sayılı Kanun’un 3. Maddesinin I bendi uyarınca tüketici işlemi olduğu kabul edilmektedir.  Bu sebepten ötürü 6502 Sayılı Yasanın 73. Maddesi uyarınca tüketici işlemlerinden doğacak uyuşmazlıklarda tüketici mahkemeleri görevli kılınmıştır.  Örneğin Yargıtay’ın 2015 /11919 E. VE 2015/10599 K. SAYILI Kararında kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemlerine ilişkin olarak görevli mahkeme 6502 Sayılı Kanun’un 73. Maddesi gereğince davacının tüketici olması sebebiyle ve davacı sigortalı gerçek kişiyle davalı sigorta şirketi arasındaki sözleşmenin tüketici işlemi olduğuna karar verilmiştir.  Ancak sigorta eğer zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında trafik sigortası şirketine açılacağı zaman Yargıtay’ın kararlarına göre 6502 Sayılı Kanun Kapsamında bir ilişki mevcut olmayıp 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu gereğince dava ticari dava olarak niteliğinde olması sebebiyle görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmektedir. (Yargıtay 17. HD. 2.7.2015 tarih, 2015/8953 E. – 2015/9405 K. İlamlı kararı).

Mahkemece araç değer kaybı davalarında öncelikle bilirkişi incelemesi yapılarak hasarın ve onarımın boyutlarına bakılarak araçtaki değer kaybına ilişkin değer tespit incelemesi yapılacaktır. 

 

Benzer yazılar :

Trafik Kazalarında Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru Şekli ve Şartları

Sigortacılık Kanun’un 30. Maddesinde düzenlenmiş olan “TAHKİM” başlığı altında, sigortadan tahsil edilecek alacak kalemleri ile ilgili olarak adli yargıya ek...

İş Kazası Nedir? İş Kazası Geçirenlerin Hakları Nelerdir?

5510 sayılı Sosyal sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. Maddesinde iş kazasının tanımı yapılmıştır. ilgili maddeye göre "İş kazası; Sigortalının...

Ölüm halinde mal rejimi tasfiyesi

EŞLERDEN BİRİNİN VEFATI DURUMUNDA MİRASÇILAR , SAĞ KALAN EŞİN ÜZERİNE KAYITLI MALLARDAN VEYA VEFAT EDEN MİRASBIRAKANIN ÜZERİNE KAYITLI OLAN MALLARDAN...

Vekalet Ücreti Maddi Tazminat Olarak İstenebilir Mi?

Ülkemizde hukuk sistemi iddia, savunma ve karar olmak üzere üç ayaktan oluşmaktadır. İddia makamı olan savcılık ve karar makamı olan...