Hi, How Can We Help You?

Sistematik Şekilde Yapılmaya...

Sistematik Şekilde Yapılmayan Performans Değerlendirmesine Dayanılarak İş Akdi Feshedilemesi

Türk hukuk sisteminde belli bir kıdeme sahip işçinin işveren tarafından iş akdinin feshedilmesi bazı zorlaştırıcı şartlara bağlanmıştır. Belli şartlarda, işverenin iş akdini feshederken geçerli bir nedene dayanması gerekmektedir.  İş Kanunu m.18 ‘Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. …

İşçinin yeterliliğinden ve davranışından kaynaklanan sebepler işçinin performans düşüklüğü ve yetersizliğidir. Performans düşüklüğü, benzer bir işi ortalama olarak yapan başka bir işçiye göre daha az verimli yapıyor olma, öğrenme ve kendini yetiştirmede yetersiz kalma, işi gerektiği şekilde yapamama ve uyum eksikliği olarak örneklendirilebilir.

Yargıtay kararı doğrultusunda; performans ve verimlilik standartları işyerine özgü, gerçekçi ve makul olmalıdır. Performans ve verimlilik sonuçlarının geçerli nedene dayanak olabilmesi için objektif ölçütlerin belirlenmesi zorunludur. Objektiflik ölçütü, o iş yerinde aynı işi yapanların aynı kurallara bağlı olmasını ifade eder. Süreklilik göstermeyen sonuçlar geçerli neden için yeterli kabul edilmemektedir. Ayrıca performans düşüklüğü nedeniyle yapılacak iş akdinin feshinin son çare olduğu ilkesi göz önünde bulundurulmalıdır. Bu anlamda işçinin performans düşüklüğü nedeniyle iş akdinin sona erdirilmesinden evvel işçiye süre verilmesi, çalıştığı yerin değiştirilmesi, gerekli eğitimin verilmesi gibi yöntemler denenmelidir. Yine bu gerekçeyle iş akdi feshedilecek ise fesihten önce işveren tarafından işçinin savunması alınmalıdır. Aksi halde iş akdinin performans düşüklüğü nedeniyle feshedilmesi mümkün değildir.

İş akdi feshedilirken geçerli neden olarak işçinin performansının düşük olması gerekçe gösterilecekse öncesinde işçinin savunmasının alınması zorunludur. İş Kanunu m.19 ‘’İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez.’’

İşçinin performansının düşüklüğünü iddia eden işveren bunu ispatlamalıdır. İş Kanunu m.20/2 ‘Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir…’ Bu ispat ise işçinin performans değerlendirilmesine tabi tutulması ile gerçekleştirilebilir. Performans değerlendirme kriterleri önceden belli olmalı ve işçiye de bildirilmiş olmalıdır. Bu kapsamda Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 24.06.2004 tarih, 2004/3740 E. ve 2004/15625 K. Sayılı kararında işçinin yetersizliğinden kaynaklanan fesihlerde, verimliliğin tespitinin teknik bilirkişi yoluyla mümkün olabileceği vurgulanmıştır. Bununla birlikte aşağıdaki Yargıtay kararı ışığında işyerine özgü performans değerlendirme formları hazırlanmalı ve yine işyerine özgü, çalışanların performansının değerlendirileceği performans değerlendirme sistemi geliştirilmeli ve uygulanmalıdır.

 

Konuyla İlgili Yargıtay Kararı:

 

T.C.  YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ  E. 2007/33486  K. 2008/10632  T. 28.04.2008

DAVA : Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan ve sendikal nedenle feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilirken, fesihte sendikal neden bulunmadığı kabul edilmiştir.

KARAR : İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan ve sendikal nedenlerle feshedildiğini belirten davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve sendikal nedenden dolayı işe başlatmama tazminatının 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesi uyarınca belirlenmesini talep etmiştir.

Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin performans düşüklüğü nedeni ile davranışlarından kaynaklanan nedenlerle feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, bilirkişilerden alınan rapora itibar edilerek, birçok işçi hakkında matbu evrak tanzim edilerek, aynı nedenle iş sözleşmelerinin feshedildiği, uzun yıllardır çalışmakta olmalarına rağmen sadece 2006 yılı Mayıs ayında değerlendirme yapıldığı, davacının performans düşüklüğünün kanıtlanmadığı, feshin geçerli nedene dayanmadığı, davacının ise sendikal nedeni somut olarak kanıtlayamadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca davacının 4 aylık ücreti tutarında belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/2 maddesi uyarınca “feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir”. İşçi fesihte sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasında bulunacaktır. İspat yükü ise işverendedir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi durumunda, bu iddiasını ispatla yükümlüdür (m. 20/f.2). İşçinin feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi ve bunu ispatlaması, işverenin geçerli fesihle ispat yükünü ortadan kaldırmaz.

Gerek işverenin geçerli sebebin varlığı gerekse işverenin gösterdiği sebep dışında bir sebeple dayandığı ileri sürülmesi durumunda bu vakıalar bir hukuki işlem olmadığından takdiri delillerle ispatı mümkündür.

İşçinin performans ve verimlilik sonuçlarının geçerli bir nedene dayanak olabilmesi için objektif ölçütlerin belirlenmesi zorunludur. Performans ve verimlilik standartları işyerine özgü olmalıdır. Objektiflik ölçütü o işyerinde aynı işi yapanların aynı kurallara bağlı olması şeklinde uygulanmalıdır. Performans ve verimlilik standartları gerçekçi ve makul olmalıdır. Performans ve verimlilik sonuçlarına dayalı geçerli bir nedenin varlığı için süreklilik gösteren düşük veya düşme eğilimli sonuçlar olmalıdır. Koşullara göre değişen, süreklilik göstermeyen sonuçlar geçerli neden için yeterli kabul edilmeyebilir. Ayrıca performans ve verimliliğin yükseltilmesine dönük hedeflere ulaşılamaması tek başına geçerli neden olmamalıdır. İşçinin kapasitesi yüksek hedefler için yeterli ise ancak işçi bu hedefler için gereken gayreti göstermiyorsa geçerli neden söz konusu olabilir.

Diğer taraftan, performans değerlendirilmesinde objektif olabilmek ve geçerli nedeni kabul edebilmek için, performans değerlendirme kriterleri önceden saptanmalı, işçiye tebliğ edilmeli, işin gerektirdiği bilgi, beceri, deneyim gibi yetkinlikler, işyerine uygun davranışlar ve çalışandan gerçekleştirmesi beklenen iş ve kişisel gelişim hedeflerinde bu kriterler esas alınmalıdır. Bir başka anlatımla, çalışanın niteliği, davranışları ve sonuçta ulaştığı hedef önemli olmaktadır. Bu kriterler çalışanın görev tanımına, verimine, işverenin kurumsal ilkelerine, uyulması gereken işyeri kurallarına uygun olarak objektif ve somut olarak ortaya konmalı ve buna yönelik performans değerlendirme formları hazırlanmalıdır. İşyerine özgü çalışanların performansının değerlendirileceği, Performans Değerlendirme Sistemi geliştirilmeli ve uygulanmalıdır.

İşçinin, deneme süresi de belirli (ki bu en az altı ay olmalı)bekleme süresi içinde saptanan mesleki özelliklerine dayanarak, bu süreden sonra performans ve verim düşüklüğü nedeniyle iş sözleşmesi feshedilirse bu geçerli neden olarak kabul edilemez. Yani bu süre içinde işçinin çalışma standartları ve mesleki özellikleri daha sonraki performans ve verimlilik ölçümü bakımından işverenin kabul ettiği sınırlar olarak dikkate alınır. Ancak bu sınırların altına düşülmesi ve bunun süreklilik göstermesi halinde geçerli neden doğabilir. İşveren, bu sınırların üstünde bir performans ve verimlilik beklentisinde haklı olduğunu ileri sürüyorsa, bu beklentiyi doğrulayacak eğitim ve iş koşullarının iyileştirilmesi gibi performans artırıcı olanakları sağladığını da kanıtlamalıdır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, an çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu maddede sendikal neden halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirleneceği açıklanmıştır.

Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacı işçinin yıllardır çalıştığı halde daha önce herhangi bir performans değerlendirilmesine tabi tutulmadığı, işverenin bu konuda bir sistem geliştirmediği, işyerinde sendikal örgütlenmenin başlaması üzerine, sendika üyesi işçilerin hakkına bu şekilde değerlendirme yapıldığı, objektif olmadığı, feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi yerindedir.

Ancak davacı feshin başka bir nedene, kısaca sendikal nedene dayandığını ve işverenin keyfi olarak bu nedenle feshettiğini iddia etmiş ve işe başlatmama tazminatının en az bir yılık ücret tutarında belirlenmesini istemiştir. Bu konuda tanık anlatımları dayanmıştır. Emsal Dairemizin 2007/20036 ve 30316 Esas sayılı kararlarda sendikal neden kabul edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davacının 22.05.2006 tarihinde sendikaya üye olduğu ve bu işlemden birkaç gün sonra çıkarıldığı, işyerinde sendikaya üye olduktan sonra işverence üyelikten çekilmeleri konusunda işçilere baskı yapıldığı, istifa etmedikleri takdirde iş sözleşmelerinin feshedileceğinin belirtildiği, işyerine noter getirtilerek işçilerin sendika üyeliğinden çekilmelerinin sağlanmaya çalışıldığı, sendika üyeliğinden istifa etmeyen davacının işten çıkarıldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Fesih sendikal nedene dayanmaktadır. İşe başlatmama tazminatının 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesi uyarınca belirlenmemesi hatalı bulunmuştur.

SONUÇ : Yukarda açıklanan gerekçe ile;

1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,

Kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 28.04.2008

Kaynak: http://www.kazanci.com/kho2/ibb/files/dsp.php?fn=9hd-2007-33486.htm&kw=`2007/ 33486`#fm

Share Post

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir