Hi, How Can We Help You?

İtirazın İptali Davası Ve ...

İtirazın İptali Davası Ve Hak Düşürücü Süre

İcra ve İflas Kanunu’nda yer alan ve en çok başvurulan dava türlerinden bir tanesi İtirazın İptali davasıdır. İtirazın iptali davasının açılabilmesi için öncelikle ortada başlatılmış bir icra takibi bulunması gerekmektedir. Borçlu, kendisine gönderilen ödeme emri üzerine, borcun doğmadığı, borcun sona erdiği, zamanaşımına uğradığı, vadesinin gelmediği, borcunun ödeme emrinde belirtildiği kadar olmadığı veya senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı gibi sebeplerle ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde icra dairesine itiraz edebilir. Ödeme emrine yapılan itiraz ile takip durur.

Borçlunun itirazı üzerine duran takibe devam edilebilmesi için alacaklının itirazı bertaraf etmesi gerekmektedir. Alacaklının, itirazı hükümden düşürerek takibe devam edebilmesi için başvuracağı iki yol vardır. Bunlarda bir tanesi genel mahkemelerde açabileceği itirazın iptali davasıdır.(İİK m.67) Diğer yol ise icra mahkemelerinde başvurabileceği itirazın kaldırılması müessesesidir.(İİK m.68-70). Alacaklının elinde İİK m.68-68/b anlamında belgeler bulunuyorsa dilerse iptal davası açabilir, dilerse de itirazın kaldırılması yoluna başvurabilir. Ancak elinde İİK m.68-68/b anlamında belgeler bulunmayan alacaklının başvurabileceği tek yol, itirazın iptali davasıdır.

Elinde 68-68/b maddelerindeki belgeler bulunan alacaklı, seçim hakkını itirazın iptali davası açma yönünde kullanırsa, daha sona bundan vazgeçip itirazın kaldırılması yoluna başvuramaz. Bununla birlikte itirazın kaldırılması yoluna başvuran alacaklı, bu yolu bırakarak veya talebi reddedildikten sonra, itirazın iptali davası açabilir.

İtirazın iptali davası, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir. Bir yıl geçtikten sonra artık itirazın iptali davası açılamaz. Yetkili ve görevli mahkeme ise genel hükümlere göre tespit edilir.

İtirazın İptali Davasının Sonuçları

1-Davanın Kabulü:

                Mahkeme, yaptığı tahkikat sonunda borçlunun borcu olduğu kanaatine varırsa, itirazın iptaline karar verir. Kararla birlikte;

  • Alacaklı durmuş olan takibe devam edilmesini ve haciz yapılmasını isteyebilir.
  • Alacaklının dava dilekçesinde talep etmiş olması halinde, borçlu icra inkâr tazminatına mahkûm edilebilir.
  • Mahkeme kararının tefhim veya tebliğinden itibaren borçlu üç gün içinde mal beyanında bulunmak zorundadır.

2- Davanın Reddi:

  • Davanın reddi ile takip konusu alacağın bulunmadığı tespit edilmiş olur,
  • Borçlunun cevap dilekçesinde talep etmiş olması halinde, alacaklı haksız ve kötü niyetli ise kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilir.

 

İtirazın İptali Davasında Hak Düşürücü Süre İle İlgili Yargıtay Kararı;

T.C. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2016/7332 K. 2017/5164 T. 9.10.2017

DAVA: Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 2015/50-2015/286 tarih ve 2015/50-2015/286 Sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi tarafların vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR: Davacı vekili, davalıların sözleşme ile üstlendikleri alacak edimini yerine getirmediklerini, davalılar tarafından verilen senet için takibe geçildiğini, ancak davalıların haksız bir şekilde itiraz ederek söz konusu takibi durduklarını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile itirazın iptali ve takibin devamına, asıl alacak üzerinden % 20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların … İcra Müdürlüğünün 2013/281 Esas sayılı dosyasında itirazı üzerine 19/11/2013 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, davacının ise işbu itirazın iptali davasını bir senelik hak düşürücü süreden sonra açtığı gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, tarafların vekilleri temyiz etmiştir.

1-)Dava, İİK 67. maddesine dayalı itirazın iptali davası olup, mahkemece davanın İİK'nın 67. maddesine göre 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Oysa İİK'nın 67/1. maddesinde açıkça dava açma süresinin ödeme emrine vaki itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiş olup, bunun dışında bir yol (öğrenme vs.) öngörülmemiştir. Dosya içerisinde bulunan takip dosyasında davalıların itirazının alacaklıya tebliğine dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi dava dosyası içerisinde de böyle bir belgeye rastlanmamıştır. İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davasının açılması için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği ile başlayacağından ve dosya içerisinde de böyle bir belge bulunmadığından mahkemece itirazın iptali davasının süresinde açıldığının kabulüyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın açıklanan sebeplerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2-)Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Paylaş

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir