Hi, How Can We Help You?

Boşanma Davalarında Maddi Ve...

Boşanma Davalarında Maddi Ve Manevi Tazminat Talebi

Boşanma; Türk Medeni Kanunu’nun 161 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup kanunda sayılan sebeplerden birinin gerçekleşmesiyle veya tarafların anlaşmasıyla açılabilecek bir dava türüdür. Boşanma ile evlilik birliğinin sona ermesi durumunda kanunda düzenlenen bir takım şartların da mevcut olmasıyla taraflar maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilirler.

TMK m.174’ e göre; “Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.

Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.”

Evlilik birliğinin kurulmasıyla eşler arasında maddi ve manevi bir ortak hayat başlamaktadır. Boşanma sonucunda ise bu evlilik birliği yıkılmakta, maddi ve manevi ortak hayatın düzeni bozulmakta, bunun sonucunda da eşlerin maddi/ekonomik menfaatleri veya manevi değerleri zarara uğrayabilmektedir.

Boşanmada kusursuz veya daha az kusurlu olan eş, boşanma ile zarar gören mevcut veya beklenen menfaatlerinin tazminini talep edebilir.

Mevcut menfaatlere örnek verecek olursak; diğer eşin sigortasından yararlanan eş için boşanma sonucunda bu sigortanın kaybı mevcut menfaat zararını doğuracaktır. Beklenen menfaat için ise; boşanma sonucunda diğer eşin mirasından yararlanamama durumu örnek olarak gösterilebilir.

Maddi menfaatler dışında boşanmaya sebebiyet veren olay veya evlilik birliğinin boşanma ile sona ermesi; kişilik haklarının zedelenmesi, kişinin elem ve üzüntü çekmesi veya toplumsal baskı gibi durumlara sebebiyet vermekte bunun neticesinde ise eşler psikolojik çöküntü yaşayabilmekte, manevi olarak yıpranabilmektedir.

Bu durumda kişilik hakları zedelenen eş, kusurlu olan eşten ödeme gücüne uygun miktarda manevi tazminat talebinde bulunabilir.

Maddi ve manevi tazminat talepleri boşanma davası ile birlikte veya davanın herhangi bir aşamasında istenebileceği gibi boşanma kararı verilmesinden itibaren 1 yıl içerisinde ayrı bir dava açılması yoluyla da istenebilir. 1 yıllık süre dava zamanaşımıdır.

Hem maddi hem de manevi tazminat talepleri için aranan en önemli husus taraflardan birinin kusurlu olması, her iki tarafın kusurlu olması durumunda ise kusur oranlarının belirlenmesidir.

(T.C.YARGITAY2. HUKUK DAİRESİE. 2017/4456K. 2017/10940T. 11.10.2017)

Mahkemece davacı-karşı davalı erkeğin ağır kusurlu olduğu kabul edilerek taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının kabulüyle tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda, tarafların eşit kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Boşanma sebebiyle maddi-manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması gerekmekte olup, eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemeyeceğinden mahkemece erkeğin ağır kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine göre kadının maddi ve manevi tazminat isteğinin kabulü isabetsizdir.

DAVA: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafaka ile ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR: 1– )Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- )Mahkemece davacı-karşı davalı erkeğin ağır kusurlu olduğu kabul edilerek taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının kabulüyle tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda, tarafların eşit kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Boşanma sebebiyle maddi-manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması gerekmektedir. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez. Hal böyle iken mahkemece erkeğin ağır kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine göre kadının maddi ve manevi tazminat ( TMK m. 174/1-2 ) isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda 2. bentte gösterilen sebeple kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının ise yukarda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 143.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

(T.C.YARGITAY2. HUKUK DAİRESİE. 2017/4220K. 2017/12101T. 2.11.2017)

DAVA: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden; davalı erkek tarafından ise katılma yolu ile manevi tazminatın miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR: 1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı erkeğin tüm, davacı kadının aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-) Boşanmanın eki niteliğindeki manevi tazminata hükmedilebilmesi için; boşanmaya sebep olan olayların tazminat talep eden tarafın kişilik haklarına saldırı teşkil edecek nitelikte olması gerekir (TMK m. 174/2). Davacı kadından kaynaklı eylemler davalı erkeğin kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı gibi, boşanma davalarında dilekçelerde ileri sürülen ve fakat iddia olarak kalan vakıalar, iş bu davalarda taraflara tazminat hakkı kazandırmaz. O halde davalı erkeğin manevi tazminat isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

3-) Davacı kadının boşanma davası kabul edildiği halde kadın lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken davalı erkek lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdiri doğru olmamıştır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarda l. bentte gösterilen ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 136.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcını yatıran davacıya iadesine, ,işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

Share Post

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir